Finansal Yazılar

FİNANSAL VERİMLİLİK NEDİR


Bir çok karlı şirketin iflasını okuyoruz yada çevremizden duyuyoruz. İflasa götüren aslında bu şirketlerin satış yapamaması yada karlı çalışaması olmayabiliyor çoğu zaman. Şirketlerin iflası için çokca neden sıralayabiliriz. Peki bu şirketler neden iflas etti? Büyük marka değeri olan satışları iyi olan şirketler nasıl olurda iflas eder? 

Tabii bu sorunun bir çok cevabı ve açıklaması var. Şirketlerin büyüklüğüne bulunduğu sektöre göre iflas nedenleri farklı farklı olabiliyor. Yakın zamandaki örneklerde çoğunlukla gördüğüm iflasa sürükleyen nedenlerden en önemli nedenin şirketlerdeki nakit sıkışıklığı oldugudur. Bir başka önemli neden ise şirketlerin finansal olarak verimli işletilememesidir. Nakit sıkışıklığıda aslında finansal verimlilik kapsamında sıralanabilir. Finansal Verimliliği ise etkili finansal yönetim altında düşünebiliriz.

Finansal verimlilik şirketlerin ayakta kalabilmesi için günümüz finans piyasalarında önemli bir konu olmaya başladığını görüyorum gerek Türkiye’de gerekse dünya genelinde. Son yıllarda iflas eden şirketleri incelediğimizde karşımıza çıkan sorunların çoğunlukla finansal içerikli olduğunu gözlemliyoruz: riski öngörememe, nakit sıkışıklığı, vade sorunu, likidite sorunu, yüksek faiz giderleri, yanlış yatırım kararları gibi.

Finansal Verimlilik Nedir?

Finansal verimlilik dünya genelinde aslında pek adı konulmamış bir konu, bununla ilgili çok fazla kaynak yada teori bulunmuyor. Finansal Verimlilik birden fazla tanımını yapabiliriz, sektöre göre, şirketin büyüklüğüne göre gibi. Finansal verimlilik şirketin para akışı en etkin şekilde yönetmek olarak tanımlayabilir. Para akışı, gerek para girişi gerekse para çıkışı olarak anlaşılmalıdır. Tabii finans literatüründe biz buna nakit akışı demekteyiz. Nakit akışı gerektiren her işlemin en etkili şekilde yönetilmesidir finansal verimlilik. En önemli finansal verimlilik alanları:

1 – Nakit Akım Tablosu:şirketin nakit durumunu çok yakından takip etmek gerekir. Nakit açığının ve nakit fazlasının ne kadar olacagı ve bunların nasıl yönetileceği bilinmelidir.

2 – Finansal Borçlar:piyasada gördüğüm kadarıyla özellikle orta ölçekli şirketlerde finansal borçların yönetimi ve maliyetleri sadece günü kurtarma amacıyla yapılmaktadır. Kurumsallık algısının çok düşük olması finans yöneticilerimizin gördüğüm kadarıyla ellerini bağlayan en büyük sorunu oluşturuyor. New York Akademi olarak konuştuğumuz yöneticilerimizin sıkca dile getirdiği bir sorun.

3 – Finans Yöneticilerinin Bilgi ve Tecrübe Eksikliği:çokca karşılaştığım durumlardan diyebilirim. Finans yöneticilerimiz hangi seviyede ve hangi yaşta olursa olursun piyasa tecrübesi olan ve finans eğitimi almış kişilerden mutlaka eğitim ve danışmanlık almalılar. Ülkemizde finans alanında eğitim konusu çok çok büyük eksiklik ve yetersizlik var malesef.

4 – Yanlış Yatırım Kararları:yatırım kararlarında değerleme tekniklerinin bilinmemesi, kulaktan duyma bilgilerle yatırımların yapılması malesef çokca görmekte, duymaktayız. Fizibilitesi yapılmayan yada yanlış fizibilite çalışmaları ülkemiz için önemli olan sermayenin başarızlıkla sonuçlanan yatırımlarda heba edilmektedir.

5 – Etkin Finansal Yönetim Sürecinin Bulunmayışı:her şirketin finansal raporlama sistemi kurarak fnansal yönetim sürecini periyodik olarak izlemesi gerekmektedir.

6 – Küresel Piyasaları Okuyamamak:Günümüz piyasaları tarımdan çelik fiyatlarına kadar küresel olaylarla çok ilgilidir. Küresel piyasaları okuyamayan yöneticiler malesef önümüzdeki yılların büyüme stratejilerinde hataya düşebileceklerdir.

Bir çok neden daha sıralayabiliriz ancak yukarıda sıraladıklarım finansal verimlilik açısından en önemli konular. New York Akademi olarak finansal verimlilik konusuna eğitimlerimizde yer vermekteyiz ayrıca danışmanlık yaptığımız süreçlerde şirketlerimize bu alanlarda olabildiğince yardımcı olmaya çalışıyoruz. Özellikle günümüz şirket yöneticilerinin odaklanması gereken bir konu olduğunu tekrar belirtmek istiyorum. Lehman Brothers zararda olduğu için batmadı, gayet karlı bir şirketti. Yakın zamandaki iflas erteleme isteyen bir çok şirket içinde aynı durum söz konusu. Bu şirketlerin hepsinde temel konu finansal verimlilik konusunu hiç gündemlerine almayışlarıdır.

New York Akademi olarak yıl içerisinde açacağımız Finansal Verimlilik Yönetimi eğitimlerimizi takip etmenizi tavsiye ederiz.

İyi Dileklerimle,

Serdar Kaya
New York Akademi
bilgi@newyorkakademi.com

Finansal Yazılar

İŞ DÜNYASI EXCEL’DE DASHBOARD KONSEPTİNİ SEVDİ


İş dünyasının en önemli unsurudur raporlama, özellikle üst düzey yöneticiyseniz şirketinizin tüm performansını raporlar sayesinde takip edebiliyorsunuz. Ancak günümüzde raporlama yetişmek pek mümkün olmuyor, her anımız rapor haline geldi.

Peki şirketlerde raporlama nasıl olmalı?

Konuyu New York Akademi’nin kurucusu aynı zamanda Excel’de Dashboard Raporlamanın ülkemizde yaygınlaşmasını sağlayan Serdar Kaya ile görüştük.

Kaya, “yöneticiler son yıllarda raporlama konseptini daha etkili şekilde görmek istiyor. En önemlli şirket verilerini, görsellik unsuru ile zenginleştirilmesini istemesi halinde raporda bazı düğmelere tıklayarak bazı sonuçlara ulaşmak istiyor. İşte bu aşamada gerek excel’de gerekse bir çok yazılım ile gerçekleştirilen dashboard raporlama konsepti bu isteklerin tamamına itiyaç veriyor.”

Günümüz raporların excel’de yapıldıgını düşünürsek işdünyasında bir çok çalışanın hayatını değiştirdiğini belirtiyor Kaya. Özellikle müşterilere ve yöneticilere yapılan raporların daha anlaşılır ve okumasının daha keyifli oldugunu söylüyor.

Kaya, konuyla ilgili daha fazla açıklamanın ve bilginin www.newyorkakademi.com sayfasından ulaşılabileceğini belirtiyor.

Finansal Yazılar

BİR EĞİTİMİN HİKAYESİ: EXCEL’DE DASHBOARD EĞİTİMİ


Uzun yıllar üzerinde çalıştıgım Excel'de Dashboard Raporlama konseptinin giderek şirketlerimizde yayılmaya başladıgını ve yöneticilerimiz tarafından özellikle aranan bir rapor türü oldugunu görüyorum. Yöneticiler açısından vede raporu hazırlayan açısından çok sayıda avantajı olan raporlama türü.

Raporu hazırlayan açısından excel'de çalışmayı daha keyifli hale getirirken yönetici açısından da raporları daha anlaşılır şekle sokup ve sıkıcı olmaktan çıkarmaktadır.

Aslında bu eğitimi oluşturan kişi olarak ilginç ve eğlenceli bir hikayesi var benim tarafımda.

Dashboard raporlama normalde ERP programlarında kullanılan ayrı bir yazılım olarak karşımıza çıkmakta. Bu eğitimi ilk oluşturduğum 2010'lu yıllarda pek bilinen bir kavram değildi. Excel'de ise Dashboard diye bir anlayış ise hiç yoktu. O zamana kadar tabii yönetici özeti olarak geçmekte. Bugün geldiğimiz noktada dünyada ve Türkiye’de çok yaygın kullanılan paket programlar halini almış.

Excel'de Dashboard Raporlama eğitiminin bende ki çıkış noktası aslında çok ilginç. Master yaptıgım üniversite de aldıgım yada ögrendiğim bir şey değildi yada kitabı olan bir şeyde değildi. New York'ta çalışırken çok sevdiğim yöneticimdir aslında bu eğitimin sahibi!

Yöneticimin excel ile arası hiç iyi değildi ve benden sürekli bütün sonuçları bir sayfada görebileceği ve tıklayınca müşterilerinin bilgileri görebileceği raporlar isterdi. Excel'i o kadar kötüydü ki (Sorry David! ) hazırlayacagım raporun onun anlayabileceği bir düzeyde olması gerekiyordu. Bir şeylere tıklamalı istediği sonuca ulaşmalıydı. 

Yöneticime yönelik bu paradox'u çözebilmem tabii uzun zaman aldı. New York'ta yöneticime özel olarak geliştirdigim raporlama mantıgını Türkiye'ye döndüğümde eğitim haline getirmek istedim. Ve adına da Excel'de Dashboard Raporlama dedim. Olmayan bir şeye isim vermek zordu ama "D" ile başması benim için önemliydi :)

Ve eğitim için çalışmaya başladım. New York'ta hazırladıgım raporları Türkiye'de eğitim haline getirip ismini de Excel'de Dashboard koydum. Bu eğitimi 2010 yılında oluşturdugumuzu düşünürseniz dünyada eşi benzeri olmayan bir eğitimdi. Sadece bir kaç kişi 2010’lu yıllarda konuyla ilgili guru seviyesinde excel kullanabilmek adına bir şeyler yapıyordu Amerika’da ama raporlama konseptinin dışında çok ileri düzey excel nasıl olabilir seviyesinde.

Bu yazıyı neden yazıyorum? Yöneticime yönelik olarak geliştirdiğim ve adına da Excel'de Dashboard dediğim konsept Türkiye'de o  kadar yayılmaya başladı ki bir çok eğitim kurumu ve eğitimci aynı isimde (ve bazen aynı içerikte) eğitimi vermeye başladılar. Piyasayı yakından takip ediyorum. Hatta kitabını bile benden önce yazmaya çalışanlar olmuş sanırım. Bu konseptin kitabını yazmak istediğini söyleyip benden materyallerimi isteyenler bile oldu. Neyse ki kitabını da yazdım.

Ve daha ilginç olanı ise bazı şirketlerimiz benden Excel'de Dashboard Raporlama için teklif istiyorlar ve teklifi aldıktan sonra başka kurumlardan da aynı eğitimle ilgili teklif alacaklarını söylüyorlar. Ve benden teklif isteyip bu konunun geçmişine pek vakıf olmayan küçük bir kısmı diğer kurumlardan daha düşük teklif geldiği için onları tercih ettiğini söylüyor. Tabii bu durumlardaki ruh halimi kelimelere dökmek pek mümkün değil :) Kendi icat ettiğim eğitim için başka kurumlarla fiyatta rekabet etme anlayışı ile karşılaştım! Tabii ki sıkıntı değil, serbest piyasa. Buna karşıda elbette çözümler bulmam gerekecek.

Bu yazıyı bir başka yazma amacım, bu eğitimi veren kurumlarımızın ve eğitimci dostlarımın bu eğitimde asıl önemli unsurun excel olmadıgını benim David için geliştirdiğim raporlama mantıgının excele dökülmesi oldugunu bilmelerini istiyorum.

Excel'de Dashboard Raporlama konseptinde önemli unsur excel değil, raporlama nasıl olmalı sorusu. Bu soruya verdiğiniz cevapları excele dökebilecek sistematiği oluşturacak düzeyde excel bilgisi kullanıcı da olmalıdır. O nedenle eğitimi alanlar bilir eğitimin ilk konuları ileri düzey excel formülleridir.

Bu eğitim için diğer önemli parametreler ise eğitimin kurgusu ve senaryosu. 2010 yılından itibaren sürekli senaryosunu iyileştirdiğim bir eğitim. Tabii eğitimci olmayan dostlarım bu tabirleri garip bulabilirler ama ben eğitimci olarak herhangi bir eğitimde en dikkat ettiğim onlarca konu arasında en önemli ikisi eğitimin kurgusu ve senaryosudur.

Sırf bu kurgudan memnun olmadım için senaryosunu kafamda oluşturamadıgım için, açmadıgım ve ısrarla istenmesine ragmen vermediğim eğitimlerim var.

Peki nedir Dashboard? Ve Excel'de Dashboard Raporlama ne işinize yarayacak?

Excel'de hazırlamış olduğunuz raporların önemli verilerini ayrı bir sayfada özetleyerek, sadece önemli verilere yer verdiginiz, grafik unsurları ile görselliği zenginleştirdiğiniz ve aynı zamanda raporu daha interaktif yapıda kurguladıgınız özet rapora dashboard denir. Önemli ayakları:

1) sadece önemli performans verilerine yer vermelisiniz,

2) İleri düzey grafiklerle zenginleştirmelisiniz, 

3) interaktif bir yapıda olmalı.

4) Raporu hazırlayan analistin ileri düzeyde excel formüllerine vakıf olması gerekli.

Şayet excel'de raporlama yapıyorsanız bu konsept ile tanışmanızı tavsiye ederim. Bir çok yazılım firmasının ayrıca Dashboard uygulamalarıdır bulunuyor günümüzde.

bu konsepti kitap haline de getirdim. (4 senemi aldı!) Aşağıdaki sayfamda Excel'de Dashboard Kitabı diye görebilirsiniz. Kitapçılarda satışa çıkarmayı düşünmüyorum, sadece eğitimlerime katılan ögrencilerime dagıtmayı planlıyorum şimdilik. Ama akademik çalışma yapan dostlarım her zaman kapım açık size. Fakat bu kitabı okuyarak dashboard konseptini anlamak yerine 2 günlük dashboard eğitimlerine katılmanızı tavsiye ederim.

Daha fazla bilgi için:

www.newyorkakademi.com web sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

iyi dileklerimle

Serdar Kaya
New York Akademi

 

Finansal Yazılar

DASHBOARD NEDİR


Dashboard, çok karmaşık hesaplamaların olduğu excel tablolarının veya modellerin kısaca özetlenerek görsel unsurlarla gösterimidir. Yöneticiler ve nihai kullanıcıların bir çok kritik sonucu aynı anda yada özetle göstermesini sağlar vede görsellik olarak kolayca algılanabilmesini sağlar.

Excel'de yapılan Dashboard'larda olması gereken unsurlar:

- formüllerin dinamik bir yapıda kurgulanması gereklidir. İleri düzey excel fonksiyon bilgisine ve de içiçe excel kurgularına ihtiyaç vardır. Offset, match, index içeiçe kullanımı gibi. Bazen çok basit formüllerle de dashboard oluşturabilirsiniz. Fakat ne kadar çok ileri düzey excel fonksiyonları bilirseniz veri çekmede çok rahat edersiniz.

- İnteraktif yapıda olması: kullacılar için interaktif yapıda kurgulanması gerekir. Menüden bölge seçimi, ülke seçimi ve sonuçların buna göre değişmesi gibi.

- İnteraktif Grafikler: Grafik unsuru ise olabildiğince aslında zenginleştirilmiş unsurunun olması gerekir.

Tüm bu yazdıklarımızdan aslında excel'de dashboard için mühendislik+sanatsal bir yapıda raporlama diyebiliriz. 

Unutmayın son zamanlarda eğitimim programım başka kurumlar tarafından kopyalanmakta yada benden ders alan ögrencilerim tarafından diğer kurumlarda aynı eğitim verilebilmekte. Eğitmenin kim oldugunu ve background bilgisini mutlaka sorgulayın.

Dashboard için herkes farklı yapılarda farklı görselliklerde oluşturabilir o nedenle olabildiğince farklı kullanıcıların çalışmaları görmek faydalıdır. Dashboard eğitim duyurularımı yine web sayfamıza emailinizi bırakarak alabilirsiniz.

10 üzerinden 9,5 ortalamaya sahip olan aşağıdaki eğitimimi incelemenizi tavsiye ederim.

Finansal Yazılar

IRR NEDİR NASIL HESAPLANIR?


IRR (Internal Rate of Return) Türkçesi iç verim oranı olarak geçmektedir. Özellikle yatırımlarda karar verme aşamasında ve yatırımların karlılıklarının hesaplanmasında kullanılan bir orandır. Yatırımın sağlamış olduğu getiriyi gösterir ve bu orana  bakarak yatırımla ilgili karar verir. irr nasıl hesaplanır? 

IRR, özellikle proje değerlemede, finansal modellerde, şirket değerlendirmelerinde yada genel olarak değerlendirme işlemlerinde kullanılan rasyoların başında gelmektedir. Yapmış olduğunuz herhangi bir yatırımının tutarı ile gelecekte düzenli olarak elde ettiğiniz nakit akışlarının net  bugünkü değerini sıfıra eşitleyen iskonto oranıdır. O nedenle IRR oranı projelerin başabaş noktasını gösteren iskonto oranı olarakta ifade edilmektedir. IRR çoğu zaman tek başına anlam ifade etmez bunun için başka karar vermenizi kolaylaştıracak kriterlere de ihtiyacınız vardır.  IRR ve NPV genelde bir arada kullanılmaktadır. NPV'yi bilmeden  IRR ele almak doğru değildir. 

IRR(İç Verim Oranı) Nasıl Hesaplanır? 

Matematiksel formülü burdan ifade  etmek pek kullanışlı olmayacak ama  şöyle bir örnekle ifade edebiliriz.  470 TL ödediğiniz ve önümüzdeki 5  yıl içerisinde her yıl 100 TL geri  dönüşü olan projenin IRR'ını  hesaplamak istersek: 

450 - {500/(1+r)^1 +...500/(1+r)  ^5}=0  bu förmülde r yi çekerek irr ı elde  etmiş olursunuz. Hesap makinesi ile herhangi bir orandan başlayarak deneme yanılma yoluyla hesaplanabilir ancak Excel'in  yogun şekilde kullanıldığı  günümüzde irr hesaplaması aslında Excel ile  çok basittir. 

Excel'de irr nasıl hesaplanır? 

b2 hücresinden başlayarak aşağıdaki  rakamları girin: 

-475 

100 

100 

100 

100 

100 

sonra c3 hücresine =irr(b2:b7) şayet Türkçe Excel kullanıyorsanız İç_Verim_Oranı(b2:b7)  enter tuşuna basin. ve irr yüzde 1,73  olarak çıkar.  bu nedir, nasıl yorumlanır açıkcası  en önemlisi bu kısımdır. her  sektöre her şirkete göre farklılık  gösterir.

Bu yatırımın size yıllık olarak %1,73 kazandırıyor. 5 yıllık yatırım bugünkü rakamlar üzerinden size yıllık ortalam %1,73 kazandıracak. IRR rakamını değerlendirirken iskonto oranı ile karşılaştırırsınız. Şayet hesaplamış olduğunuz IRR iskonto oranından büyük ise yatırım karlıdır. İskonto oranı ile ilgli de bu aşamada bilgi verelim, çok kısaca anlatmak gerekirse iskonto oranı alternatif yatırım fırsatıdır yada yatırım kullanılan özsermayeden beklenen karlılıktır. Çok uzun konu aslında iskonto oranı hesaplama ve belirleme. konumuz IRR hesaplama olduğu için çok detaylarda sizleri boğmadan kısaca açıklamaya çalıştım.

Özetlemek gerekirse:

Hesaplamış olduğunuz IRR rakmını projede belirlenen iskonto oranı ile karşılaştırmalısınız. İskonto oranından yüksek bir IRR çıkarsa o proje karlıdır. İskonto oranından düşükse proje beklediğiniz karlılığı sağlamıyor.

Daha detaylı analiz, hesaplama ve  yorumlamaları Excel uygulamalı finansal modelleme eğitimimizde bulabilirsiniz.

Kişiye özel, açık sınıf ve şirketlere özel eğitimlerimiz bulunmaktadır. Bilgi için: serdkaya@gmail.com

Serdar Kaya 

 

Finansal Yazılar

FİNANSAL MODELLEME NEDİR?


Finansal Modelleme günümüz iş dünyasında hemen hemen her alanında artık kullanılmaktadır. Yatırım kararlarından, fizibilite çalışmalarına ve maliyet kesintilerine kadar birçok alanda kullanılan finansal modeller gelecekle ilgili belirsizlikleri azaltmak, yapılan yatırımın karlılığı hesaplayabilmek açısından önemlidir.

Finansal Modelleme Nedir?

Herhangi bir yatırım fikrinin karlılığını hesaplayabilmek amacıyla oluşturulan mali ve finansal tablolarının tamamına vermiş olduğumuz isimdir. Excel üzerinde birçok mali ve finansal tablodan oluşur. Bu tabloların sayısı yatırımın türüne göre değişmekle birlikte birçok tablo mutlaka olmalıdır. Herhangi bir finansal modelleme genellikle şu tablolardan oluşur: Gelir Tablosu, İşletme Giderleri(Opex) Tablosu, Tahmini Yatırım Tutarı(Capex) Tablosu, KDV Hesaplamaları, Finansman Tablosu, Nakit Akım Bütçesi, Net Nakit Tutarı ve Değerleme

Projenin ya da yatırımın büyüklüğüne göre hesaplanan tabloların sayısı artabilir. Fakat önemli nokta, değerleme kısmına ulaşabilmektir. Değerleme ise yatırımın NPV(Net Bugünkü Değer), IRR(İç Verim Oranı) ve Payback(Yatırımın Geri Ödeme Süresi) rakamlarının hesaplanmasıdır.

Bu tabloların tamamının oluşturulmasını yazmış olduğum Excel Uygulamalı Finansal Modelleme Kitabımda yada Finansal Modelleme eğitimlerinde görebilirsiniz.

Finansal Modelleme Aşamaları:

Herhangi bir yatırımın modellemesinde nerden başlayacağınıza karar veremeyebilirsiniz. Bu gibi durumlarda özellikle yapmanız gereken, ilk olarak Varsayımlar sayfasını oluşturmak olmalıdır.

Diğer aşama ise gelirlerin oluşturulmasıdır. Yatırımlarda elde edeceğiniz gelirleri hesaplamalısınız. 

Gelirlerden sonra, yatırım için yıllık işletme giderleri İngilizce karşılığı Opex tablosu, yani operational expenses tablosu gelir. Bu ise projenin işletme giderlerini kapsar.

Ve artık yatırımın gelir tablosunu hazırlamak için hemen hemen tüm kalemleri hesaplamış olduk. Yatırımın Gelir Tablosunu hazırladıktan sonra ise diğer aşama Nakit Akım Tablosu (Cash Flow) bir araya getirmektir.

ve son aşama ise Değerleme yapmaktır. Yani yatırımın NPV, IRR ve Payback periyodlarının hesaplanması.

Tüm bu hesaplamalardan sonra bu sonuçların uygun bir şekilde executive summary de özetlenmesi gerekir.

Şayet konuya ilginiz varsa mutlaka Finansal Modelleme eğitimlerimizi incelemenizi tavsiye ederim.

Serdar Kaya
serdkaya@gmail.com

Finansal Yazılar

FİNANSAL MODELLEME’DE TEKNİK HATALAR


Bu yazımızda sizlere finansal modelleme sürecinde yapılan teknik hataları aktarmaya çalışacağız. Şimdiye kadar vermiş olduğumuz eğitimlerde ve danışmanlık hizmetlerinde bu süreçte bir çok hatanın yapıldığını farkettik. Ve bu amaçla sizleri bu hatalara karşı hem uyarmak hemde çözümleriyle sizleri bilgilendirmek istiyoruz.

İşte karşılaştığımız hatalar:

  1. Varsayımlar: Genellikle varsayımlar her tablonun içerisinde oluşturulmaktadır. Bu daha sonra yapacağınız değişikliklerin daha zor yapmanızı sağlamaktadır. O nedenle varsayımları mutlaka ayrı bir çalışma sayfasında ve mutlaka yan taraflarında ilgili varsayımın birimlerini yazarak oluşturun.
  2. Tabloların Yapısı: Modelleme içerisinde yer alan tüm tablolarda yıllar yatay eksende olsun ve ilk yıl bütün tablolarınızda aynı sütundan başlasın. Böylelikle formülasyonda ve denetim sürecinde, hata takibinde zorluk çekmezsiniz.

Örnek vermek gerekirse, modeliniz 10 yıllık bir model olsun. Ve birden ona kadar yılları yatay eksende yazdınız. Birinci yıl gerek gelirler tablosunda gerek giderler tablosunda gerek bilançoda gerek nakit akım bütçesinde hep aynı sütunda olsun.

  1. MAKROLAR: Makrolar konusunda ülkemizde bir efsane halini almış durumda. Excel seviyeniz düşükse, modelleme bilgi ve tecrübeniz düşükse makroların çok çok önemli bir konu olduğunu ve herşeyin makrolarla çözüldüğünü düşünürsünüz. Ancak inanın bu tamamen yanlış bir düşüncedir.

UNUTMAYIN İYİ DERECE EXCEL BİLEN BİR KULLANICI ÇOK ÇOK İSTİNAİ DURUMLAR DIŞINDA MAKROLARA İHTİYACI KALMADAN MODELİNİ OLUŞTURUR.

Makro kullanılan modelleri çok görüyorum. Ancak bir finansal modellemede makro kullanmaktan uzak durun. Özellikle finansal modellemeyi oluşturan danışmanlık firması ise, bir çok makro ile modelin zorlaşmasını ve kullanıcıların danışman firma dışında değişiklik ve güncelleme yapmamasını sağlarlar. İyi bir excel kullanıcısı inanın çok çok istinai durumlar dışında herhangi bir makroya ihtiyacı kalmadan modelini oluşturur.

MODELİNİZDE OLABİLDİĞİNCE MAKROLARDAN UZAK DURMAYA ÇALIŞIN.

  1. Alan tanımlama: Alan tanımlama modelleme sürecinde işleri kolaylaştırır. Ancak çok aşırı düzeyde kullanıldığında ise modelin bir başkası tarafından anlaşılmasını zorlaştırır. Aynı makrolarda olduğu gibidir. Bir excel dosyasında kullanılan alanların isimlerini Formüller menüsünün altında Ad Yöneticisi düğmesine basarak görebilir, hangi alanın hangi hücreye yada hücrelere referansta bulunduğunu görebilirsiniz.

 

Alan tanımlama faydalıdır ancak çok aşırı ve komplex alan tanımlama yapıldığında bir başka kullanıcının model üzerinde değişiklik ve denetim yapmasını zorlaştırmaktadır.

  1. Amortisman Giderleri: Mutlaka ayrı bir sayfada hesaplanmalı. Ve Gelir Tablosunda gösterilmelidir.
  2. Kredi Ana Para Ödemeleri: Kullandığınız kredinin ana para ödemesi bir gider değildir. Gelir Tablosunda yer almaması gerekir. Nakit Akım Tablosuna koymalısınız.
  3. İskonto Oranı: Çok dikkatli hesaplanmalıdır. Detayları ve hesaplanma şeklini ayrı bir sayfada aşama aşama açıklamalı olarak belirtmelisiniz. Aksi takdirde burdaki çok ufak bir hata milyonlarca dolar sonucu farklı gösterebilir.
  4. Geri Ödeme Süresi: Şimdiye kadar piyasada gerek iskonto oranının gerekse geri ödeme süresi hesaplamalarını hemen hemen hepsinin yanlış hesaplandığını belirtebilirim. Geri ödeme süresinde her yılın nakit tutarını sıfırıncı yıldaki Present Value rakamını hesaplamalısınız. Bu durum bir çok projede Projenin Geri Ödeme Süresini 5 yıla kadar uzamasına neden olabilmektedir.

Bu hatalar listesini inanın sayfalarca uzatmamız mümkün. Yapılan modelin sektörüne ve büyüklüğüne göre bir çok hata yapılmaktadır. O nedenle büyük yatırımlarınızda farklı bir bakış açısı ve farklı bir denetim raporu istemenizi tavsiye ederiz. New York Akademi olarak bu konuda bir çok hizmetimiz bulunmaktadır.

Umarım bu yazımızla sizlere ufak bir faydamız olmuştur.

Serdar Kaya
New York Akademi 

Finansal Yazılar

FİZİBİLİTE NEDİR?


FİZİBİLİTE RAPORU NEDİR?

Fizibilite raporları, düşünce aşamasındaki yatırım fikrinin üretim, pazarlama ve karlılık açısından ne kadar uygulanabilir ve yapılabilir olduğunu gösteren rapordur.

Bu raporun genel olarak aşağıdaki 3 sorunun cevabını açık bir şekilde vermesi gerekmektedir:

  1. ÜRETİM: Yatırıma konu olan ürün yada hizmeti yatırımı yapmayı düşündüğümüz bölgede gerçekleştirebilir miyiz?
  2. PAZARLAMA: Ürettiğimiz ürünü yada hizmeti piyasada satabilir miyiz?
  3. KARLILIK: Yatırım için harcamayı düşündüğümüz öz sermayenin karşılığını alabilir miyiz?

BAŞARILI FİZİBİLİTE RAPORUNUN TARİFİ NASIL YAPILIR?

  1. Yatırıma konu olan, ürün yada hizmetler yatırımın yapılması düşünülen bölgede üretilip üretilemeyeceğini, somut ve bilimsel verilere dayanarak açıklar.

Örnek1: İzmit bölgesinde 100 dekarlık ceviz yetiştiriciliği projesinde dikilecek ceviz ağaçlarının hangi iklim, toprak ve su yapısının istediği rakamlarla belirtilmeli, İzmit in mevcut toprak, iklim ve su özellikleri dikilecek ceviz ağaçlarına ne kadar uygun olup olmadığı karşılaştırılmalıdır.

Örnek2: Van Bölgesinde termal turizm yatırımı. Van bölgesinde termal su kaynakları, kapasitesi belirtilmeli. Çıkan suyun sıcaklığı, yapılacak bir otelde bu suyun sıcaklığının müşteriler tarafından kullanılıp kullanılamayacağı, çıkan termal suyu kimyasal özellikleri, sağlığa faydaları rakamlarla açıklanmalıdır.

  1. Piyasada üretmeyi düşündüğümüz ürün ve hizmetlerin nasıl pazarlanacağını piyasa verileri ve araştırmalara raporda yer verir. Açıklamalar rakamsal verilere ve araştırmalara dayalıdır.

Örnek1: Türkiye’nin her sene ceviz tüketimi ve yıllık artış rakamları, fiyatlardaki artış, piyasadaki cevizlerin özellikleri, Türkiye’nin toplam ceviz üretimi, ceviz ithalat ve ihracat rakamlarımız bu rakamların yıllık değişimleri rakamlarla, tablolarla belirtilmelidir.

Örnek2: Van ilimizde her sene gelen İranlı turist sayıları, bölgedeki turizmin çeşitlendirilmesi, yıllar itibari ile yerli ve yabancı turistlerin sayıları, yerli turistin termal otellere ilgisinin rakamlarla tablolarla gösterilmesi gibi.

  1. Yatırımın karlılık rakamlarını tablolar ve hesaplamalarla gösterir.

Örnek1 ve Örnek2: Her iki yatırımda hayata geçtiğinde yıllar itibari ile tahmini gelirlerimiz, işletme giderlerimizin gösterilmesi, yatırımın Net Bugünkü Değer(NBD), İç Verim Oranı Hesabı, Yatırımın Geri Dönüş Sürecinin hesaplanması gerekmektedir.

 

FİZBİLİTE RAPORU NE DEĞİLDİR? BAŞARISIZ FİZİBİLİTE RAPORLARININ ORTAK ÖZELLİKLERİ:

  • Ne üretileceği, nerede üretileceği belli değildir. Açıklamalar çok soyuttur. Rakamsal ve bilimsel verilere yer verilmemiştir.   Ürünün hangi şartlarda nasıl üretileceği, üretilip üretilemeyeceği ile ilgili net bilgiler raporu okuyanlarda eksik kalmaktadır.
  • Piyasa araştırmaları kısmında, ürün yada hizmet üretilmesi durumunda bunun satılıp satılamayacağı, piyasada talep görüp görmeyeceği ile ilgili sorular açıkta kalmaktadır.
  • Karlılık ile ilgili rakamlar güvenilir değildir, finansal fizibilite kısmında bilgi ve tecrübe eksikliği yer alır.
  • Kullanılacak teknoloji, üretim teknikleri detaylıca yer almaz.
  • Yatırımın hangi kalemlerden oluştuğu, hangi makine ekipman hangi özelliklerde alınması gerektiği açıkça belirtilmez bir çok soru işareti bırakır.
  • Konuya ve sektöre hakim kişi ve kurumlardan destek alınmamıştır. Raporda bir çok soru işareti yer alır.
  • Yatırımın değerleme sonuçlarını “ne olursa olsun karlı çıksın” amacı güdülmez, gerçek durumu olabildiğince rapora yansıtmaya çalışır.

 

FİZİBİLİTE RAPORLARI NEDEN ÖNEMLİDİR?

  • Her fizibilite raporu aslında ülkemiz için çok çok önemli olan milli sermayenin heba olmasının önüne geçmektedir.
  • Ülkemizin üretim gücünü artıracak alanlara yatırım yapılmasını sağlar.
  • İstihdam sağlayacak fabrikaların kurulmasına, işgücü alanlarının oluşmasına, gelişmesine direkt yada dolaylı destek olur.
  • Ülkemizin ithalat rakamlarını azaltarak ihracat gücünü artırır.
  • Başarılı olabilecek yatırımlar, Fizibilite Raporunun iyi hazırlanmamasından yada kalitesiz hazırlanmasından dolayı başarısızlıkla sonuçlanabilmektedir. İyi bir fizibilite raporu bu tür durumları ortadan kaldırır, yatırımcının emek ve sermayesinin boşa gitmesini önler.

 

ÜRETİM
Yatırımı hayata geçirdiğimizde ne türlü ürünler yada hizmetler üretilecek net bir şekilde açıklanmalıdır. Olabildiğince rakamsal veriler kullanılmalıdır. Rapor,  teknik, teknolojik ve bilgisel kısımlarıyla, planlanan ürün ve hizmetlere ilişkin detayları raporu okuyanlara aktarabilmelidir. Fizibilite raporunda Proje Tanımı kısmı ve Teknik İncelemeler kısmı üretim ile ilgili açıklamaların yapıldığı bölümlerdir.

Örneğin İzmit’te 100 bin adet üretim kapasiteli ayakkabı fabrikası kurmayı düşünüyorsak, ne tür ayakkabılar üreteceğiz, yıllık kaç bin çift ayakkabı üreteceğiz, bu ayakkabıların piyasadakilerden farkı ne olacak, neden İzmit’te böyle bir yatırıma ihtiyaç duyuyoruz, bu soruları net bir şekilde ortaya koymak gerekir.

PAZARLAMA
Fizibilite raporlarında önemli diğer husus ise ürünü yada hizmeti ürettiğimizde bunun piyasadaki karşılığının olup olmadığıdır. O nedenle piyasa araştırması kısmında o ürüne talep olacak mı, o ürünü yada hizmeti ürettiğimizde piyasa da nasıl bir talebin bekleyeceği, olası müşterilerin hangi fiyattan hangi kalitede hangi dağıtım kanalları ile satılabileceği raporda rakamlarla, araştırmalarla gösterilmelidir.

KARLILIK
Hemen bütün fizibilite raporlarında nihai konu bu yatırımdan kar edip edemeyeceğimizdir. Yatırım tamamlandıktan sonra, yatırımın kendi kendini çevirebilmesi, koymuş olduğumuz sermaye tutarı karşılığında ne tür bir geri dönüşün olacağı mali ve finansal tablolarla birlikte gösterilmelidir.

Özellikle yatırımın geri dönüş süresi, yatırımın iç verim oranı, yatırımın net bugünkü değeri gibi önemli rakamlar doğru bir şekilde hesaplanmalıdır.

 

FİZİBİLİTE RAPORUNDA SÜREÇLER

I – PROJENİN TANITIMI

  • Projenin Kısa Künyesi
  • Projenin Açıklanması
  • Ürünün Tanımı
  • Projeyi Hayata Geçirecek Kurum Hakkında Bilgi

II – PİYASA ARAŞTIRMASI

  • Sektör Analizi
  • Arz Analizi
  • Talep Analizi
  • Pazarlama, Dağıtım ve Satış Stratejileri
  • Girdi Piyasaları
  • Hibe ve Teşvik Durumu

III - TEKNİK İNCELEMELER

  • Kuruluş Yeri Seçimi
  • Üretim Tekniği, Teknolojisi ve İşgücü
  • Üretim Sürecinin Anlatılması
  • Yatırım İş Akış Planları
  • İş Güvenliği, İklimsel, Çevresel ve Yasal Değerlendirmeler

IV - FİNANSAL FİZİBİLİTE

  • Yatırım Tutarının Hesaplanması
  • Tahmini Üretim Miktarları
  • Birim Maliyet Hesaplamaları
  • Başa Baş Analizi
  • Tahmini Gelirler
  • İşletme Giderleri
  • Finansman Tablosu
  • Yatırımın Gelir Tablosu
  • Yatırımın Nakit Akım Tablosu
  • Yatırımın Net Nakit Tutarının Hesaplanması
  • Yatırımın Değerlemesinin Yapılması

V – EKONOMİK FAYDA MALİYET ANALİZİ

 

Fizibilite Raporlarının hazırlanması ile ilgili daha bilgi veya eğitim istemeniz durumunda, kurumlara ve kişiye özel eğitimlerimiz mevcuttur.

Bilgi için email adresi: serdkaya@gmail.com

Finansal Yazılar

EXCELDE DASHBOARD NASIL OLUŞTURULUR


Özellikle günlük hayatınızda excel çok fazla yer kaplıyorsa dashboard konusunu mutlaka okumalısınız. Unutmayın eğitimi kimden aldıgınız çok önemli!

Özellikle geliştirmiş oldugumuz eğitimler malesef aynı içerik ve aynı başlık altında başka kurumlarda da verilmektedir. Özellikle bu tür uygulama ve teknik eğitimlerde eğitmenin kim olduguna ve ne tür tecrübeler edindiğine mutlaka bakınız.

Dashboard nedir?

excel'de hazırladığınız mali tablolardaki önemli sonuçların görsellik unsuru ile zenginleştirilerek ve interaktiflik bir şekilde hazırlanmasıdır. Özellikle önemli sonuçların sunulması gerekir, her bilgiye yer vermemek gerekir. Kullanıcıyı çok fazla bilgi yıgını ile bogmamak gerekir.

Görsellik unsuru ise önemli verilerin algılanmasını ve kolayca yorumlanmasını sağlar. Excel bu konuda çok fazla görsellik unsuru sağlamıyor malesef. Görsel unsurunda farklı ve sıradışı unsurlara yer vermek önemli. Ve bunun için excelin sınırlarını zorlamanız gerekiyor. New York Akademi olarak bu konuda geliştirdiğimiz termometre grafikler, hız göstergeleri özellikle sıradışı olmaları açısından çok fazla dikkat çekmektedir. Görsellik unsurunda bir başka dikkat edilecek konu ise interaktif olması, seçeneklerin konulmasıdır.

Finansal Yazılar

İSKONTO ORANI NEDİR, NASIL HESAPLANIR?


İskonto Oranı yatırım kararlarını vermede yatırımda kullandıgınız fonların ağırlık ortalamasıdır. WACC tekniği ile belirlenir. 

NPV hesaplarken, IRR hesapladıktan sonra özellikle iskonto oranı belirleme karşımıza çıkmaktadır. İskonto oranı belirleme amacınıza göre farklılıklar gösterebilmektedir. Bir tane genel tanımını yapmak pek dogru bulmuyorum. Şayet proje değerleme açısından iskonto oranı belirlemek istiyoranız, wacc tekniğini kullanmanız gerekir. Ancak wacc tekniği içerisinde bu sefer karşınıza öz sermayenin maliyeti karşınıza çıkacaktır. özsermayenin maliyeti ise oldukça göreceli olabilmekte ve bir çok varsayımı gözönünde bulundurmanız gerekecektir. Peki CAPM teorisi diyebilirsiniz ancak CAPM teorisi özellikle ülkemizde kullanılabilecek, piyasaların ve yatırımcıların ihtiyacına cevap verebilecek bir teori değildir malesef. Haliyle başa dönersek bir projenin iskonto oranı nasıl belirlenmelidir? WACC tekniği kullanılmalı. WACC tekniği içerisinde özsermayenin maliyetini belirlemede ise iki alternatifiniz öncelikli olmalı. Başka alternatiflerde mevcut ancak en önemli belirleyici 1) Yatırımcının alternatif yatırım karlılığı nedir? 2) Projenin gerçekleşeceği sektördeki ortalama yatırım karlılığı nedir? 

Bu iki sorunun cevabını verdiğinizde WACC tekniği içerisinde kullanacağınız iskonto oranına büyük oranda yaklaşmış olacaksınız. Ve sonrası WACC tekniğinde ilgili formülü takip etmek olacaktır.

Equity IRR yada Yatırımcının NPV sini hesaplarken hangi iskonto oranı kullanılmalıdır? Yada bir fizibilite çalışması yaparken yeni makineye yatırım yapalım mı yapmayalım mı kararını verirken hangi iskonto oranı kullanılmalıdır?

Tüm bu soruların cevabında hesaplayacagınız iskonto oranı değişik yöntemlerle hesaplanarak belirlenmelidir. New York Akademi olarak Finansal Modelleme eğitimlerimizde özellikle bu konuya fazlaca yer ayırdık ve özellikle katılımcılara iskonto oranını yorumlama ve sonuçlarını görme muhakemesi veriyoruz.

Fakat ne olursa olsun iskonto oranı belirlerken, açıklayabileceğiniz, altını doldurabileceğiniz bir rakam olması önemli.

Bu konuyu örnekleriyle ele aldıgımız Finansal Modelleme eğitimimizi incelemenizi tavsiye ederiz...

Eğitim programlarımızla ilgili bilgi almak için email adresimiz: serdkaya@gmail.com

Finansal Yazılar

YATIRIM DEĞERLEME TEKNİKLERİ


Yatırımlarda en önemli konulardan bir tanesi yatırımın karlı olup olmadığını hesaplamak yada belirleyebilmektir. Bir çok varsayım, bir çok finansal tablo sadece ve sadece iki üç tane rakamı hesaplayabilmek için oluşturulur. Bu yazımızda Yatırımları Değerleme Teknikleri üzerinde duracağız.

Yatırım Projelerinde değerleme tekniklerinden belli başlı kullanılanları sizlere aktaracagım. Çok sayıda ilgili ilgisiz bir çok değerleme kriteri ve hesaplaması finans literatüründe bulunmaktadır. Ancak bunların bir çoğu bir çok ülkeye ve bir çok sektöre uygulanamaz durumda.

Bir başka unsur ise değerleme tekniklerine başlamadan önce bir çok sektörün kendine özgü değerleme kriterinin bulunmasıdır. Örneğin emlak sektöründe kira katsayısı uygulaması gibi. Bir emlak yatırımı yaparken yani bir daire alırken, o dairenin fiyatı yıllık kirasının dairenin satış fiyatına bölerek bulunur ve piyasadaki kira çarpanları ile kıyaslanarak dairenin fiyatının uygun olup olmadığına bakılır

Proje ve Yatırım Değerleme Teknikleri:

  1. NPV – Net Present Value
  2. IRR – Internal Rate of Return
  3. Payback Period
  4. EBITDA Çarpanı

NPV – Net Present Value

Yatırımın gelecekte tahmini net nakit akışlarının belirli bir iskonto ile bugüne indirgenmesine nt present value hesaplanması yada yatırımın net bugünkü değeri denilmektedir. New York Akademi olarak NPV hesaplamalarını ve yorumlanmasına eğitimlerimizde agırlık veriyoruz.

Literatürde NPV hesaplanması ile ilgili bazı yanlışlar yapılmaktadır. NPV yorumlanmasında ise NPV değeri ile projenin yatırım tutarı karşılaştırılır. Şayet yatırımın tutarının üzerinde ise projenin karlı olduğu sonucu çıkar. Ancak ne kadar üzerinde olmalı, projenin kabulu için NPV tutarının yatırım tutarı üzerinde olması yeterli mi bunların hepsi çok görecelidir. Çok fazla detaya girerek kafanızı karıştırmak istemem ama bu detaylarda bilgiye ve yorumlamaya ihtiyacınız varsa Finansal Modelleme eğitimlerimizi www.newyorkakademi.com üzerinde incelemenizi tavsiye ederim.

IRR – Internal Rate of Return

Yatırımın İç Verim Oranı diye ifade edilir. Yatırımın gelecekteki tahmini net nakit akışlarının bugünkü değerini yatırımın maliyetine eşitleyen iskonto oranıdır. Hesaplanan oran ile yatırımın kendi iskonto oranı yada beklenti oranı karşılaştırılarak yatırımın karlı olup olmadığına karar verilir.

Örneğin hesapladığınız IRR oranı %15 ise ve projeden beklenen karlılık %20 ise bu proje kabul edilmez.

Projenin Geri Ödeme Süresinin Hesaplanması

Projelerde Payback Period yada Türkçe karşılığı ile yatırımın geri ödeme süresi, projenin maliyetini hangi yılda sıfırladığı yada hangi yıldan itibaren projenin kar getirmeye başladığı noktanın hesaplanmasıdır.

Projenin gelecekteki net nakit akışları projenin başlangıç dönemine indirgenerek kümülatif olarak toplanır. Vede yatırım maliyetine eşit olduğu nokta projenin geri ödeme süresi olarak ifade edilir.

EBITDA Çarpanı

Bir başka değerlendirme kriteri olarak projenin EBITDA yada FAVÖK çarpanını hesaplayabilirsiniz. Projenin ebitda rakamını projenin maliyetine bölerek hesaplayabilirsiniz. Ve yıllar itibari ile ortalama EBITDA rakamını kullanabilirsiniz.

EBITDA çarpanı tek başına pek anlam ifade etmeyecektir, benzer projelerle karşılaştırarak bir sonuca ulaşabilirsiniz.

Bu tekniklerin dışında sektöre özel çok spesifik değerleme teknikleride uygulanabilir. Ancak çok fazla detayla kaybolmak, kullanım alanı olmayan ve herhangi bir anlam ifade etemeyen tekniklerden kaçınılmasını tavsiye ederim.

Bir yatırım için NPV, IRR ve Payback Period’un hesaplanması yeterlidir.

Konuyla ilgili daha fazla bilgi ve eğitim almayı düşünmeniz durumunda, kişiye özel, açık sınıf ve şirketlere özel eğitimlerim bulunmaktadır. Bilgi için: serdkaya@gmail.com

Serdar Kaya

 

Finansal Yazılar

YATIRIMLAR’DA FİZİBİLİTE RAPORLARININ ÖNEMİ


Bir yatırımı yapacağınız zaman gelecekle ilgili bir çok belirsizlik karşınıza çıkar. Bu belirsizlikler şayet çok fazla ise yatırım kararından vazgeçebilir yatırımcı. Yada bu belirsizliklere ragmen risk alarak yatırım kararında devam edebilir. Yatırımcının tanımında yaparken zaten “risk” yatmaktadır. İşte bu riskleri ve yatırımın geleceği ile ilgili belirsizlikleri azaltmak iyi bir fizibilite raporu ile mümkündür.

Fizibilite raporları yatırımların en başından en sonuna kadar planlandığı ve 3 bölümden oluşan çalışmalardır. Bu raporlarda birinci aşamada yatırımı tanımlarsınız ve neden bu yatırıma ihtiyaç var nedenlerinizi sıralarsınız. Sonrasında üreteceğiniz ürün yada hizmetle ilgili teknik detayları verir en sonda ise finansal değerleme yer alır. Ve en son aşamadaki finansal tablolar sonunda yer alan değerlemeye göre yatırımın ne kadar karlı yada zararlı oldugunu görür yatırımcı.

Yatırımcı fizibilite raporunda ne üreteceğini, ne kadar satacağını, maliyetlerini, toplam yatırım tutarından finansman ihtiyacına kadar bir çok sorunun cevabını bulabilmektedir. Fizibilite Raporlarının Hazırlanması Eğitimimiz ayrıca bu soruların cevaını vermektedir. Daha fazla detay için tıklayınız.

Fakat her fizibilite raporunda hazırlayan kişinin konuya hakimiyetine göre fizibilite raporu çok yanıltıcıda olabilir. Ve ülkemizde fizibilite raporları yeni yeni gündeme geldiği için konuya hakim malesef çok fazla eğitimli işgücümüz bulunmamakta, tecrübesi olan ise çok çok az sayıdadır.

Peki buna neden böyle bir yazıya ihtiyaç duyuyorum. İzninizle bunu da açıklayayım. Ülkemizde hemen her bölgemizde fizibilite eğitimleri ve danışmanlıkları veriyorum. Bir çok yatırım için finansal modeller hazırlamış yada yapılan modellerin denetimini yapmışımdır. Ve bazen çok büyük hatalarla karşılaştığımı belirtmek isterim.

Var olan kaynakların verimli şekilde kullanılması, yatırımcılarımızın enerjilerini dogru alanlara aktarılması, yeni istihdam alanlarının oluşturulması gibi bir çok nedenden ötürü fizibilite raporları önemli.

Peki fizibilite raporunu başarız yapan nedir? Hangi faktörlere bakmanız lazım bir fizibilite raporunun başarısız olmaması için?

Bu fatörlere başlamadan önce fizibilite raporları ile belirtmem gereken önemli noktalar var:

 - Hangi yatırım olursa olsun isterse %100 devlet satın alma garantili olsun mutlaka fizibilite raporu o yatırım için hazırlanmalıdır.

- her yatırımın ayrı bir hikayesi modellenmesi ve hesaplanması olur. Aynı sektörde yada aynı şehirde dahi olsa fizibilite raporu farklılık gösterecektir.

-  ingilizce deki “business mind” yani tüccar kafası ile finansal modelleme bilgisi, teknikleri ve tecrübesi birleşmelidir.

Peki fzibilite raporunun başarısız olmaması için özen gösterilmesi gereken önemli konular nelerdir?

İşte sizlere tavsiye edeceğim konular:

Finans Eğitimi: Öncelikle fizibilite raporu hazırlayacak kişinin MUTLAKA ve MUTLAKA FİNANS  eğitimi almış olması gerekir. Bu konuda özgeçmişinin sizi ikna edici olması gerekir. Finansal modelleme bilgisine, tekniklerine ve tecrübesine sahip olmayan uzmanlardan uzak durulmalıdır.

Konuya hakim bir yatırımcımız bunu nasıl anlayabilir? Cevaplaması zor açıkcası.  X üniversitesi finans masterına sahip olması KESİNLİKLE ve KESİNLİKLE  bu kişinin finans bilgisi olduğu anlamı malesef taşımıyor. Hatta Amerika da herhangi bir üniversiye için bile aynı şeyleri söyleyebilirim.

Yatırımcı bu noktada konuya hakim güvendiği bir danışmana başvurmalıdır.

Piyasa Tecrübesi: İkinci faktör ise fizibilite raporunu hazırlayan kişinin finans piyasalarında tecrübesinin olmasıdır. New York Akademi olarak vermiş olduğum eğitim ve danışmanlık hizmetlerinde karşıma çıkanlar: ucuz fiyata hazırlamaları nedeniyle banka kökenlilere fizibilite raporunun hazırlatılması, yada internetten indirilen fizibilite şablonlarının doldurulması yada mali kökenli çalışanların hazırlaması. İnanın her yatırımın çok ayrı bir hikayesi ve modellenmesi var. Hiç bir yatırımda benzer şablonları, tahminleri kullanamazsınız. Bu konuyla ilgili raporu hazırlayacak kişide finansal modelleme iş tecrübesi, yurtdışı tecrübesi, piyasayı bilmesi gerekir.

Küresel Piyasalar: küresel piyasalarda neler oluyor bilmiyorsanız emin olun ama bir yıl ama 6 ay ama 5 yıl sonra mutlaka etkileneceksiniz! Konya ovasına bugday ekimi yapmayı dahi planlasanız bugün Ukrayna daki bir kuraklık Konya daki hasatın bugday satış fiyatını etkileyecektir. Petrol fiyatları, Amerika Merkez Bankası faiz politikaları gibi çok faktör sıralayabiliriz.

İş Dünyasının Nabzını Tutmak. Özellikle her yatırımla ilgili piyasadaki nabzı çok iyi bilmek gerekir. Örneğin zaman zaman ülkemizde moda yatırımlar bulunmaktadır. Bir dönem hayvancılıkla ilgili yatırımlar gündemdeydi. Bu yatırımı yapan bir çok yatırımcının işlerinin pek iyi gitmediğini gazetelerde okumaktayız. Bir dönem herkes ceviz yetiştiriciliğine girdi ki ceviz yatırımlarının çoğunun geri dönüşü 12 yıldan başlamaktadır en iyimser tahminlerle. Örneğin otel yatırımları yine çok moda günümüzde. Ancak otel yatırımlarında da irr rakamları %            12 yi geçene pek rastlamadım ve geri dönüşleri 15 yıla yakın. Bu örnekleri daha da çoğaltabiliriz, ancak ne yatırım olursa olsun yatırımın fizibilite raporunun başından sonuna kadar iyi araştırılmış olması gerekmektedir.

Varsayımlar Konusunda Öngörü: en önemli kısım açıkcası. Ve bu malesef bir çok yatırımın başarısızlığındaki ana etmen. Yatırımın gelir gider kalemlerinde ne tür varsayımlara dayanıldığı ve bu varsayımların hangi tekniklerle elde edildiği önemlidir.

Excel Bilgi ve Tecrübe Eksikliği: Fizibilite raporunda mali tablolar kısmında ve finansal modelin kurulmasında iyi bir excel bilgisi gerekmektedir. Excel’e dayanmayan hiç bir fizibilite raporunun günümüzde karşılığı olmadığını belirtebilirim

Yatırımın Riskleri: Hazırlanan yatırımda olası riskler nelerdir? Ve fizibilite raporunda bu riskler açıklanmış mı, bu risklere karşı olası alternatif çözümler sıralanmış mı? Fizibilite raporunda bunlara yer verilmelidir.

Fizibilite raporları bir yatırımın röntgeni gibidir aslında. Yatırımın başından sonuna kadar her sürecini detaylı şekilde göstermeye çalışır. İyi bir fizibilite raporu %100 olarak yatırımın başarısızlığını göstermek zorunda olduğu da anlaşılmamalı yada gelecekle ilgili tüm soruları dogru şekilde cevaplamalı demekte hata olur. Ancak yatırımın gelecekte karşılacağı belirsizlikleri minimum’a düşürmeye çalışır.

Yatırımcılarımıza yatırımlarında mutlaka fizibilite raporu hazırlatmalarını tavsiye ederim. Ancak fizibilite raporunu hazırlayan ekibinde konusunda uzman ve tecrübeli olması yatırımcılarımızın milyonlarca dolarını kurtarmasını da sağlar.

Serdar Kaya
New York Akademi
www.newyorkakademi.com
 

Finansal Yazılar

KAMU YATIRIMLARINDA FAYDA MALİYET ANALİZİ


Kamu yatırımları özel sektör yatırımlarının dışında farklı yöntemlerle değerlendirilmektedir. Özel sektör yatırım değerlemeleri finansal girdi ve çıktıların somut olarak ölçülebilmesinden dolayı biraz daha kapsamı ve sınırları belirli iken kamu yatırım projelerinde bu kapsam çok somut olarak belirli olmayabiliyor. Kamu yatırım projeleri değerlemesi yapılırken ilave değerleme tekniklerine ihtiyaç duyulmaktadır.

Peki bu değerleme teknikleri ne olabilir?

Kamu yatırım projeleri değerlenirken finansal fizibilite teknikleri öncelikli olarak kullanılmalıdır. Yatırımın net bugünkü değer hesabı, iç verim oranı hesabı ve geri ödeme süresinin hesaplanması başlıca teknikler olarak hesaplanmalı. Bunların yanında önemli olan kamu yatırım projelerinde ekonomik faydaların belirlenmesi ve modellemeye dahil edilmesidir. New York Akademi olarak kamu yatırımlarını değerlendiriken gözlemlediğimiz konu, kamu yatırımlarının görülemeyen faydalarının çok net olarak ifade edilebilmesidir. Tabii bu faydaları rakama dökebilmek için finans, fizibilite ve yatırım konularına çok iyi hakim olmak gerekmektedir.

Özellikle dünya genelinde gelişmiş ülkelere baktığımızda kamu yatırımlarında fayda maliyet analizini kullanmaktalar. Fayda maliyet analizi kamu yatırımlarının geleceğe yönelik faydalarının tesbiti ve bu faydaların bugünkü değerinin hesaplanmasını içerkmektedir. Ancak faydaların hangi çerçevede belirlendiği konusu ise yatırıma, bölgeye ve yaratıcılığa göre değişebilmektedir. Kamu yatırım projelerinde faydanın hesaplanmasında çok dar çerçeveden ve standard formlar yerine her yatırıma özgü ekonomik alanların belirlenmesini tavsiye etmekteyim.

Kamu yatırım projelerinde maliyet hesabında ise somut veriler elde olacağı için pek sorun teşkil etmemektedir. Fayda maliyet analizinde bir diğer konu ise kullanıcal iskonto oranı. Bu oran tabii ki özel sektör iskonto oranından farklı olacaktır. Literatürde bu alanda yapılan hesaplamalar aslında pek gerçeği yansıtmıyor. İskonto oranı belirli kriterlerle sınırlayabileceğiniz bir oran olduğunu düşünmüyorum. Kamu yatırım projelerinin değerlemesi o nedenle çok geni çerçevelerden ele alınmalı ve ilave değerleme faktörleri yatırım konusuna göre, bölgeye göre ve daha bir çok faktöre göre belirlenmelidir.

Yatırım projeleri değerlemesinde gerek özel sektör gerekse kamu sektöründe belirli kalıpları kullanmak çoğu zaman uzmanları yanıltan bir durum. Bu konuda uzmanlarımıza önerim her yatırım projesinin ayrı bir özelliğinin, karakteristiğinin oldugunu bilmeleri ve her yatırımın karakteristiğine uygun değerleme tekniklerini kullanarak hesaplamalar yapmaladır.

Serdar Kaya
New York Akademi
bilgi@newyorkakademi.com

Finansal Yazılar

TARIM YATIRIMLARINDA FİZİBİLİTE HAZIRLANMASI


Her yatırımda olduğu gibi tarım sektöründe de yatırım yaparken fizibilite raporunun hazırlanması yatırımın başarıya ulaşması açısından önemli. Ülkemizde tarım sektöründe yapılan yatırımların çok gelişi güzel ve kulaktan duyma yapıldıgını her gittiğim şehirde gözlemliyorum. Tabii başarıya ulaşabilen çok az sayıda.

Tarım sektörüne yatırım yapacaksanız mutlaka ve mutlaka fizibilite raporu hazırlatmalısınız. Tarım sektöründe fizibilite raporunda önemli unsurlar:

1 – Toprak Analizi: yetiştireceğiniz ürüne karar vermeden önce var olan arazinin toprak analizini mutlaka yaptırın. Aksi halde ne dikerseniz dikin ne kadar ilgilenirseniz ilgilenin o ürünün başarıya ulaşmasına imkan yok toprak türü elverişli değilse.

2 – Ürün Seçimi: Toprak analizine uygun, hava ve su özelliklerine göre dogru ürünün seçilmesi gerekiyor. Özellikle sıcaklık sogukluk bilgisi çok detaylı şekilde incelenmelidir.

3 – Üretim Teknolojisi ve Süreci: Tarımsal fizibilite raporlarında en çok değer verdiğim konulardandır. Bunun özellikle belirlenmesi ve detaylıca hazırlanması gerekmektedir.

4 – Finansal Değerleme: yapılan yatırımın karlı olup olmadığının ölçülmesi.

Bu listeyi tabii çok daha fazla uzatabiliriz. Tarım sektöründe yatırım yapmayı düşünüyorsanız mutlaka fizibilite raporunu hazırlatmanızı öneririm.

Yapmış olduğum bir çok tarım fizibilite çalışmalarında çok ilginç sonuçlarla karşılaştım. Karlı çıkabilir diye düşündüğüm yatırımların aslında çok karlı olmadığını, yada pek kar çıkmayabilir dediğim ürünlerde ise karlılığın yüksek çıkabildiğini gördüm.

Tarım sektöründe özellikle ziraat mühendislerinden yardım alınmasını özellikle tavsiye ederim.

New York Akademi olarak tarım sektöründeki yatırımlar için gerek eğitim gerekse danışmanlık hizmetlerimiz bulunmaktadır. Bu konuda Türkiye genelinde çalışmalarımız bulunuyor.

Serdar Kaya
New York Akademi

Finansal Yazılar

İNGİLİZCENİZİ YADA İŞ İNGİLİZCENİZİ NASIL GELİŞTİRİLİR?


Bu yazımda aşagıdakileri konuları bulacaksınız:

- İngilizce için yola çıkmadan önce nelere ihtiyacınız var?

- Yurtdışında ingilizce eğitim hangi durumlarda gerekli?

- İngilizce ögrenme ile ilgili bilimsel araştırmalar

- Akıcı iş ingilizcesine Türkiye’de sahip olabilir misiniz?

- New York’ta çalışıyor olsaydınız ingilizceniz ne kadar gelişirdi?

- Gerçek hayat hikayeleri

- İş ingilizcenizi geliştirmede yapılan hatalar

 

Serdar Kaya, İstanbul – 2010

Sorun: Ön Yargılar ve Disiplinsizlik !

Türkiye gibi eğitim sistemi yeterli olmayan gelişmekte olan ülkelerde, ingilizce ögrenmek gerçekten zor bir meziyet. Ve buna birde yıllar içerisinde yanlış bilgilendirmeleri de eklerseniz, ingilizce sanki  kaf dağının arkasında, ulaşılamaz gibi görünür.

Nerden mezun olursanız olun: Şayet ingilizceniz akıcı ise ve kullanmıyorsanız bir süre sonra erimeye başlar, şayet ingilizceniz yoksa, ögrenmek zordur, yada az bir şey vardır ve akıcı duruma getirmek istersiniz ancak sonuç alamazsınız!

İngilizce ögrenme ve akıcı bir seviyeye getirmede karşılaştığım en büyük sorunların başında “yanlış düşünceler” ve “önyargılar” geliyor. Nedense toplumumuzda ingilizce ögrenme konusunda büyük yanılgılar oluşmuş.

Yakın çevremde bir çok dostumda da bunları gözlemliyorum. Bu önyargılara örnek vermek gerekirse: Amerikalı yada İngiliz hocadan daha iyi ingilizce ögrenilecegi, yada yurtdışında ingilizcenin çok daha kısa sürede ögrenilecegi, bir başka örnek. Sınıfta Türkçe konuşmanın ingilizce ögrenmeyi engelleyecegi düşüncesi!

Ders verdiğim üniversitelerden tutunda orta düzey yönetici kademesine gelmiş bir çok kişiye kadar, gerçekle hiç bir alakası olmayan düşünceleri görüyorum Türkiye’de. Aşagıda bunları bilimsel araştırmalar ve gerçek hayat hikayeleri ile izah etmeye çalıştım.

İngilizce ögrenmede bir diğer sorun ise disiplin eksikliği. Disiplinli bir insan değilseniz boşuna zamanınızı ve paranızı harcamayın. İngilizce için disiplin şart! Kendinize bir çalışma programı hazırlayıp o programa sadık kalamıycaksanız kendiniz kandırmayın. Nasıl bir çalışma programı hazırlanmalı? Buna da değinmeye çalışacağım.

ingilizce eğitimde yola çıkmadan önce:

eksiklerinizin neler olduğuna karar verin

akıcı bir ingilizceniz olabilir ancak iş ingilizceniz olmayabilir yada yeterli değildir. Daha zengin bir iş ingilizcesi de isteyebilirsiniz. İngilizcenizde neyin eksik olduğuna ve neye ihtiyacınız olduğuna karar vermelisiniz.

Hiç bir fikriniz yoksa neyde eksik oldugunuzu belirlenmeniz zor olacaktır, bu yollardan geçmiş biri olarak size yardımcı olmaya çalışayım:

1- İnternette ingilizce yazılanları anlamak istiyor olabilirsiniz ve şu an kendinizi yetersiz görüyorsunuzdur

2- yurtdışına çıktıgınızda kendinizi ifade edebilecek kadar ingilizceye hakim olmak istiyor olabilirsiniz.

3- Televizyonda filim izlerken ingilizce konuşulanları anlamak,

4- iş toplantılarında özellikle ingilizce konuşuldugu durumlarda anlamak istiyor olabilirsiniz,

5- günlük iş hayatında ingilizce olarak raporları yazmak istiyor olabilirsiniz,

6- yurtdışında master,mba yada doktora yapmak istiyorsunuzdur ve o nedenle TOEFL dan yeterli puan almak istiyor olabilirsiniz.

Tüm bu saydıklarım neden ingilizce ögrenmek istiyorsunuz sorularının cevabıdır, listeyi detaylandırabilirsiniz. Ancak çok büyük olasılıkla eksikleriniz yukarıda sıraladıklarımdan bir yada bir kaçıdır.

Size yardımcı olmak açısından hemen herkes yukarıda sıraladıgım listeden 1,2 ve 3.aşamaya kadar ingilizce bilgisine sahip olması hem bireysel anlamda hemde mesleki anlamda günümüz dünyasında şarttır. O nedenle ilk yapmanız gereken ingilizce açısından internette araştırdıgınız yabancı kaynakları okuyup anlayabilir noktaya gelmek olmalı sonraki hedeh yurtdışında yada bir yabancı ile kendinizi ifade edebilecek seviyeye gelmek olmalı ve sırayla yukarıdaki aşamaları halletmelisiniz.

Kısaca söylemek istediğim, çok uzun soluklu büyük hedefler koymayın kendinize. Küçük ve kısa zamanlı hedefler ile yola çıkın. Bir hedefe ulaştıgınızda diğer hedeflere odaklanın.

Eğitmen profilini iyi inceleyin

her ne eğitimine gidecek olursanız olun, MBA programı dahi olsa, ahçılıkta olsa, ismi Harvard olduğu için gitmeyin! Ders alacagınızın hocaların background’unu inceleyerek gidin! (Ki Harvard’ı Harvard yapan da hocaların hepsinin background larıdır)

Bu konuyla ilgili çok sayıda gerçek hayat hikayesi dinliyorum: geçmişte verilen yanlış kararlar ve duyulan pişmalıklar...

Hele Türkiye’ye geldiğimde eğitim işinin ne kadar ticaret ve aldatmacaya dönüştüğünü çok üzülerek görüyorum.

Disiplin olmazsa olmaz!

Sıkca karşılaştıgım durum. Başarılı insan ve başarısız insan arasındaki tek fark “disiplin” dir! Hani hep sosyal medyada sağda solda okuruz ya, başarılı insanların özellikleri, zenginlerin hikayeleri gibi. İşte o başarıların o hikayelerin hepsinin altında sıkı bir disiplin ve kararlılık vardır.

Disiplinsiz, aldığınız kararları uygulayamayan bir insansanız hayatta ezik büzük bir tip olarak yaşamaya mahkum kalırsınız. Muhtemelen bu yazının bundan sonraki kısmını da bu cümleden sonra okumazsınız!

İngilizce’de Nasıl Bir Çalışma Programı Gerekir?

En önemli kısım aslında. Kendinize şartlarınıza uygun bir çalışma programı yapın. Bu programı aşırı abartmayın önce en basit programdan başlayın, şayet bu programa uydugunuzu görürsenüz programı biraz daha geliştirin ama yine abartmayın!

Abartılı çalışma programları bir süre sonra sizi yorar ve devamını getiremezsiniz. Ve bu durum özgüveninizi zedeleyerek ingilizce ögrenmenizi sekteye ugratır ve çok zor bir iş gibi gelir ingilizce ögrenmek. Yanlış eğitim kurumları yada yanlış eğitme seçerseniz yine aynı sonuçlarla karşılaşırsınız.

Nedir abartılı çalışma programı?

Örnek vereyim. İngilizcenizi geliştirmek istiyorsunu ve hemen kendinize bir çalışma programı yaptınız. Programda her gün 2 saat kitap okumak 2 saat bir şeyler dinlemek koydunuz.

İşte bu ilk aşama için abartılı bir programdır. Tabii burda şunu da belirtmem lazım ben bu yazıyı bana daha çok iş dünyasında çalışanlar ingilizcelerini geliştirmek istediğini söylediği için onları düşünerek yazıyorum. Ama siz üniversite ögrencisi yada iş dünyasına biraz ara verdiyseniz tabii yukarıda saydıgım günde 4 saat abartı olmayabilir. Ama  ne olursa olsun ilk aşamada çalışma programını basit tutmanızı tavsiye ederim.

İlk aşama çalışma programı nasıl olmalıdır?

Haftada toplamda 2 saat okuma yapmak, 2 saat bir şeyler dinlemek olabilir. Bu 2 saati 30’ar dakika halinde günlere yayabilirsiniz.

Sabah işe erken gidip, 30 dakika internetten sevdiginiz bir şeyler okuyabilirsiniz, akşamları serviste yada toplu taşıma aracında youtube dan bir şeyler dinleyebilirsiniz.

İş İngilizcenizi geliştirmek için yurtdışında eğitim almaya ihtiyacınız var mı?

Hayır yok!

Hele çalışıyorsanız vede güzel bir işiniz varsa, işinizi terkedip yurtdışına gitmenize hiç gerek yok. Muhtemelen dönüşte aynı pozisyonu bulamayacaksınız. Döndükten sonra Türkiye’ye uyum sorunu ise bir başka büyük sorun olacak. Fakattttt iş yerinden 3 aylık izin alıp bir programa dahil olmak 6 aylık izin alıp bir sertifika programına yazılmak kesinlikle olabilir!

Yurtdışına çıktıgınızda, gittiginiz ülkeye uyum sağlamanız 6 ay ile 2 yıl gibi bir zaman alıyor. En az 6 ay sadece gitmiş olduğunuz ülkenin şartlarına uyum saglamaya çalışıyorsunuz: kalacak yer sorunu, alış-veriş sorunu, ulaşım sorunu, yalnızlık sorunu... İngilizce ögrenmeden ziyade günlük yaşamın sorunlarına enerjinizi harcamak durumunda kaldığınız için ingilizce’ye çok fazla konsantre olamıyorsunuz.

Konuyla ilgili araştırmalarda var, onlara yer vermek istiyorum.

Bilimsel Araştırmalar

George Mason Universitesinden Virginia Collier ve Wayne Thomas 700,000 (yedi yüz bin) öğrenci üzerinde bir araştırma yapmışlar. Araştırmada ana dili ingilizce olmayan Hispanik ( Ana dili İspanyolca olan milletler, çogunlukla Latin Amerika ülkeleri ) ögrencilere akademik bir konuyu ingilizce olarak anlatmışlar. Ve Amerikalı yaşıtlarının seviyesine kaç yılda ulaştıklarını bulmaya çalışmış bu ögrencilerin Virginia Collier ve Wayne.

İngilizce olarak ders alan bu Hispanik ögrencilerin yaşıtları olan Amerikalı ögrencilerin seviyesine ulaşmalarının 7 - 10 yıl arasında bir zaman aldığı sonucu ortaya çıkmış.

Virginia Collier ve Wayne Thomas bu sefer başka bir Hispanik ögrenci grubuna İspanyolca, yani kendi ana dillerinde, açıklamalı olarak ingilizce dersi ve akademik dersler vermişler. Ve bu grup Hispanik ögrencilerin kendi yaşıtları Amerikalı ögrencilerin seviyesine (ingilizce ve akademik ingilizcesi, matematik hesaplamaları vs gibi) ulaşmalarının sadece 4 sene aldığını görmüşler.

Bu çalışmadan çıkan sonuç: ögrenciler akademik ingilizceyi kendi anadillerinde açıklamalı olarak aldıklarında daha başarılı bir sonuç ortaya çıkıyor.

Hatırlayın bazı ingilizce kurslarına kayıt olursunuz, ilk günden karşınıza çıkan ingiliz hoca “no Turkish” der ve siz yalan yanlış bir ingilizce ögrenmeye başlarsınız gerçek hayatdaki karşılıklarını bilmeden!

Dr. David W. Green, University College London yine yaptığı çalışmada ana dilde ögretilen ingilizcenin, ingilizce olarak ögretilenlere göre çok hemde çok daha başarılı sonuçlar verdiğini orta koymuş.

Catherine Snow mesela Harvard Üniversitesi profesörü yapmış olduğu bir araştırmada uyguladığı methodlarda ana dili ingilizce olmayan ögrenciler ana dili ingilizce olan Amerikalı ögrencilere oranla daha hızlı ögrendiğini ve uyguladıgını belirtiyor.

Tabii “billingual education” ve ana dilde eğitim konusunda  karşıt görüşte olan bilim adamları da bulunmaktadır. Ülkemizde de bu konu aslında ciddi bir sorun teşkil etmektedir. Üniversitelerde ögrencilere %100 ingilizce eğitim verilmesi malesef ögrencilerin hiç bir şekilde o konuları kavrayamamasına ve konudan soğumasına sebeb olmaktadır. Bu konuda ısrar edilmesi verilen eğitimin kalitesinin düşmesine neden olmaktadır.

Akıcı iş ingilizcesini Türkiye’de sahip olabilir misiniz?

Evet olabilirsiniz.

İş ingilizcesini akıcı konuşabilmek için ilk yapmanız gereken haftanın 2 saatini pratik yapmaya ayırmak olacaktır. Konuşma yapmadığınız sürece ingilizcenizin gelişmesi mümkün DE-ĞİL-DİR. Hangi ülkede olursanız olun! Binlerce Amerikalı yada İngiliz arasında da olsanız, şayet konuşmuyorsanız ortak paydalarınız yoksa ingilizcenizde gelişim sağlayamazsınız!

İhtiyacınız olan ingilizcenizin kendi mesleğiniz ile ilgili iş ingilizcesi olduğunu unutmayın, finanscıysanız finans ingilizcesine hakim olmak önceliğiniz olmalı. Boşu boşuna adres tarif etmek yada Amazondaki yerlilerin sorunlarını tartışmanız size pek gerekmeyebilir.

iş ingilizcenizi İngiltere’den gelen arkeologlardan ögrenmekte pek mantıklı bir çözüm olmayabilir!

İş dünyasında çalışırken çok geniş bir ingilizce bilgisine ve kelime hazinesine aslında ihtiyacınız bulunmadığını da unutmayın.  Binlerce kelime ezberlemenize gerek yok! Tek yapmanız gereken bildiklerinizi kullanmaya başlamak sonra zengin bir anlatım tarzı için çalışılmalıdır...

New York’ta iş tecrübelerimden ve gözlemlerimizden çıkardığımız sonuçlar:

Wall Street de çalışıyor dahi olsanız gün içerisinde kullandığınız kelimeler ve cümleler hemen hemen aynı. Bir iş gününde belirli sayıda kelime ve cümleler kullanıyorsunuz, kullandığınız kelimelerin hepsi çalıştığınız iş ile ilgili kelimeler. Örnek vermek gerekise:

  • Raporlar hazır mı?
  • Dataları çıktı mı?
  • Rapor özetlerinin yazılması, %3 arttı, % düştü

Ve benzeri kalıplar.

Bunun dışında aslında çok geniş ve derin bir ingilizce kullanmıyorsunuz. Ve sosyalleşmeye vakit ayıramıyorsanız, yabancı arkadaşlar edinip zamanınızın çoğunu onlarla geçiremiyorsanız ingilizceniz bir yerden sonra Wall Street’de çalışıyor da olsanız gelişmekten ziyade geriliyor.

Unutmayın, akıcı bir iş ingilizcesi için yurtdışında bir kaç yıl harcayarak, kariyerinizi sekteye uğratmanıza gerek yok. Planlı ve programlı bir şekilde çalıştıgınızda, yurtdışındaki eğitimlere göre daha verimli sonuçlar alabilir, Türkiye’deki işinizi de boşu boşuna bırakmamış olursunuz.

Gerçek Bir Hikaye:

Bir ögrencim bana iki yıl önce bir kurstan intermediate seviyesinden ayrıldığını söyledi ve New York Akademi’deki iş ingilicesi programına katılıp katılamayacagını belirtti. İlk başlarda çok tereddüt ettim. Daha önce böyle bir uygulama yapmadım ve boşu boşuna karşımdaki insanı umutlandırarak O’na faydalı olmayacak bir eğitimi tavsiye etmek istemedim. Fakat ısrar edince, çok ciddi ve istekli olduğunu farkettim. Ufak bir başlangıç yapabileceğimizi ancak bir gelişim göremezsem eğitime devam edemeyecegimizi belirttim.

Cumartesi günleri 2’şer saat iş dünyası konularından konuşarak yola koyulduk. İlk başlarda cümle kuramayacak durumdaydı. 2.ayın sonuna geldiğimizde ise bu ögrencimdeki gelişimden çok çok etkilendiğimi söyleyebilirim. Şu an seviyesi advance üzeri hemen hemen ve gayet akıcı bir şekilde konuşabiliyor! İş dünyasına dair ingilizce olarak yapmış olduğumuz tartışmalarından  giderek keyif alır duruma geldim. Kendisi akıcı bir şekilde uzunca konuşabiliyor. Buna benzer başka örnekler de mevcut.

Oysaki Amerika’da uzun yıllar yaşayıpta ingilizce konuşamayan çok sayıda insanla karşılaştığımı belirtmeliyim. Amerika’da o kadar çok ögrencimiz var ki akıcı ingilizceye sahip olamayan, yada 6 ay – 1 yılını sadece gereksiz sorunlarla uğraşmaktan dolayı inglizce ögrenmeye vakit ayıramayan! Ve bir süre sonra psikolojileri bozulmuş şekilde Türkiye’ye dönüyorlar.

Sonuç

Bütün bu anlattıklarımdan “yurtdışına çıkmayın!” anlamını çıkarmamak gerekir. Çok somut hedefler için çıkın. Çok istediğiniz bir bölümde master, MBA - Doktora yapmak, yada sertifika almak gibi.

Yanlış düşüncelerden uzaklaşmadığınız sürece uygulayacagınız bütün çözümler sizi başarısızlığa götürecektir.

Bu yollardan geçmiş ve bu sorunları çözmüş bizlerin tecrübelerini dinleyerek kendinize uygun olan kısımlarını bulmaya çalışmanızı ve uygulamanızı tavsiye ederim.

Umarım bu yazdıklarımın faydası olur

Serdar Kaya

serdkaya@gmail.com

 

Finansal Yazılar

GÜZEL İNGİLİZCE KONUŞABİLMEK İÇİN BU HATALARDAN UZAK DURUN


Nasıl daha iyi ingilizce konuşabilirsiniz? Amerika yada ingiltere’de ingilizce kursları çözüm olabilir mi ve size neler verebilirler? Peki iş ingilizcenizi nasıl geliştirirsiniz?

Bu konularda okullarımız, dil kursları ve ingilizce ögretenlerden bir kısmı çok yanlış yöntemler uyguluyarak ingilizceyi çok itici bir hale getirebiliyorlar. Malesef bizlerde bu yanlışlarla büyüdügümüz için hayatımız boyunca bir türlü çözemedigimiz ingilizce sorunuyla yaşıyoruz.  Her ne kadar istekli olsak dahi yanlış yöntemleri uyguladıgımız için bir süre sonra sanki hiç ögrenemeyecekmişiz gibi hissederiz.

Oyasa ki ingilizce ögrenmek zor degil, güzel ingilizce konuşmak imkansız degil. Sadece bizlere ögretilen yanlışlardan kurtulmamız lazım.

Aşagıdaki yazımda Türkiye ve Amerika’da ingilizce ögrenme dönemimde karşılaştıgım sorunları ve Türkiye’ye dödügüm günden beri karşıma çıkan yanlış yöntemleri özetleyecegim.  Umarım sizlere yardımcı olur. Soru ve önerileriniz için serdkaya@gmail.com email atabilirsiniz.

Güzel ingilizce Konuşmada Uzak Durmanız Gereken Hatalar

1 – İngilizce yazı okurken bilmediginiz her kelimenin altını çizmeyin.

Okudugunuz yazının bütün olarak ne söylemek istedigine odaklanın. Şayet ne paragrafı nede yazıyı anlamıyorsanız çok yanlış bir seçim yapmışsınız demektir. O nedenle seviyenize daha uygun bir ingilizce yazı seçin ve bu tür hatalardan uzak durun. İngilizce ögrenirken okudugunuzu anlamak ve okudugunuzdan keyif almak işinizi daha çok kolaylaştırır.

Şayet bu yazı bir ödev yada iş ile ilgili ise ve mutlaka anlamanız gerekiyorsa, ilk okumanızda birden fazla tekrar eden kelimelerin anlamına bakın sadece ve bilmediginiz her kelimeye odaklanmayın. İkinci okumanızda bu sefer paragrafların anlamına odaklanın. En son okumanızda yazının tümüne tekrar odaklanın.

2 – Hata yapmaktan korkmayın!

İngilizce konuşurken çogu gencimiz hata yapmaktan korkuyor. Unutmayın bir Amerikalı ve İngiliz bile konuşurken hata yapıyor. Tabii bu hatalarınızı gidermeyin anlamına gelmiyor. Ama hata yaptıgınızda kontrolu elden kaybedip moralinizi bozmayın!

Özellikle egitmenlere tavsiyem her yapılan hatayı düzeltmeyin. Bir süre sonra ögrenciler motivasyonunu kaybediyor. Bırakın önce kendilerini bir şekilde ifade etsinler sonra dogru şekilde ifade etmeyi ögretin.

Bakın bu yazımda bile Türkçe dilbilgisine uymayan kaç tane hata bulursunuz!

3 - En basit anlatım şeklini ilk aşamada seçin.

Çok zor cümleler ve karmaşık yapılardan uzak durun. En basit şekilde kendinizi ifade etmeye odaklanın. Ve bunun için çok fazla kelime hazinesine ihtiyacınız olmadıgını bilin. Örnek vermek gerekirse: "Sigarayı bıraktım" ingilizce söyleyebilmek için aklınıza "give up" gelmeyebilir. "I quit smoking" diyebilirsiniz.

4 – Kelime ezberlemek sizin güzel konuşmanızı saglamaz.

Bildiginiz kelimeleri şayet çok etkili kullanamıyor ve hatırlamıyorsanız boşuna yeni kelimeler ezberleyerek vaktinizi boşa harcamayın. Önceliğiniz düzenli aralıklarla pratik yapmak olmalıdır.

İngilizce ögrenmede önceliklerinizi çok iyi belirleyim.

5 - Anlatım dili agır olan yazıları okumayın.

Yazım dili agır olan dergi ve gazetelerden uzak durun. Bu durum sizin ingilizce ögrenme konusunda motivasyonunuzu azaltır vede zamanınızı boşa harcayarak en sonunda "ben ingilizceyi hiç bir zaman ögrenemeyecegim" şeklinde düşündürebilir size.

O nedenle seviyenize uygun yazılar okuyun. Okudugunuz yazılardan yada dinlediklerinizden keyif almalı gerçek hayatta işinize yararlı olmalıdır.

6 – İngiltere, Amerika yada yurtdışına hazırlık yapmadan ve hedef belirlemeden gitmeyin

Kendi başınıza bilinçli şekilde çalışarak ingilizceyi ögrenebilirsiniz. Tek ihtiyacınız pratik yapmak. Şayet konuşmuyor, ingilizce yazmıyorsanız ve ingilizce dinlemiyorsanız nerede olursanız olun ingilizceniz gelişmez...Aur-Pair olarak yada pizza driver olarak 3-5 yıl çalışarak yıllarınızı boşa harcamayın.

Disiplinli bir çalışma döneminden sonra mutlaka yurtdışına çıkın ve kendinize hedefler koyun. Ne amaçla gidiyorsunuz (örnegin: pratik yapmak amacıyla ise konuşma agırlıklı progra ve derslere kayıt olun) ve ne kadar zaman kalacaksınız (6 ay, 3 ay gibi) ve bu zaman zarfında neleri başarmak istiyorsunuz (çok iyi sunum yapabilme, etkili konuşabilme yada 2 sayfa ingilizce yazı yazabilme gibi)

Hedefsiz yurtdışına gitmeyin.

7 – İngiltereden yada Amerikadan Türkiye’ye dil ögretmek için gelen yabancıların niteligine mutlaka bakın..

Çogunlukla ülkesinde az geliri olan niteligi düşük yabancıların ülkemize ingilizce egitim vermek için geldiğini görürüz. Tabii bazı yabancılarda evlilik, kız arkadaşı gibi nedenlerle geliyorlar ki içlerinde çok nitelikli dostlarım var bu kesimden ders almak keyifli olur.

  1. - Disiplin!

Disiplin olmadan zaten hayatınızda neyi başarabilirsiniz ki? Mutlaka disiplinli olun ve hiç bir zaman vazgeçmeyin

Ancak, eğitim aldıgınız yabancı hocaların geçmişlerine iyi bakın. Bir eğitmenin ana dilinin ingilizce olması size iyi ingilizce ögretilecegi anlamına gelmiyor.  Ögretmek ayrı bir yetenektir! Özellikle iş ingilizcesinde meslek ile alakalı isimleri tercih edin.

Nasıl daha iyi ingilizce konuşabilirsiniz?

1 – Haftanın hergünü ingilizce bir yazıyı yüksek sesle okuyun. Okudugunuzu anlamak ilk başlarda sorun degil ancak ileri zamanlarda okudugunuzu anlamaya çalışın. Bu sizing aksanınızı geliştirecektir.

2 – Bildiginiz kelimeler ile durumu basit şekilde izah etmeye çalışın. En basit olanı başarırsanız ilerlemeniz çok daha kolay olacaktır. Yani basit düşünün.

3 – İlgi duydugunuz ve hoşlandıgınız konularda fikirlerinizi ingilizce yazın

4 – Alt yazısız ingilizce filimler yada ingilizce radio dinleyin.

5 – mutlaka pratik yapacagınız birileri olsun

Amerika yada İngiltere’de ingilizce kursları neler verebilirler?

Yukarıda biraz konuya açıklık getirdim. Yukarıdakilere ek olarak şunları yazabilirim. Yurtdışı tecrübesi herkes için çok önemli, gelişmeniz için bir çok fırsatlar sunar. Dünyanın her ülkesinden ögrencilerle tanışır ve başka bir ülkede yaşamanın heyecanını tadarsınız. İmkanlarınız elverdiği ölçüde gitmelisiniz kişisel gelişim açısından çok önemli tecrübeler olarak görüyorum yurtdışına çıkmayı.

Fakat herhangi bir hazırlık yapmadan, hedefler koymadan yurtdışına çıkarsanız zaman ve para kaybedersiniz. Turistlik amaç dahi gitseniz kendinize hedefler koyun.  2 aylık – 3 aylık yada 6 aylık ingilizce kursları şayet Türkiye’de herhangi bir hazırlık yapmadan giderseniz size pek bir şey ögretmez.  Bir şey ögrenmediginizi farkettiginiz zaman ingilizce ögrenmeye karşı motivasyonunuzu kaybedersiniz ve sanki hiç bir zaman ingilizce ögrenemeyecekmişsiniz gibi hissedersiniz.

O nedenle bir çok eksiginizi Türkiyede giderin. Sonra kendinizi test etmek ve ingilizce pratik yapmak için yurtdışını tercih edin.

“Orda herkes ingilizce konuşuyor daha kısa sürede ögrenirim” bu ve benzeri söylemlere inanmayın mutlaka Türkiye'de hazırlık yapın. Yurtdışına gideceginiz ülkenin insanları emin olun ülkelerine gelen ögrencilerle konuşup onlara pratik yaptırmak gibi bir öncelkleri olmuyor.

Finansal Yazılar

FİZİBİLİTE RAPORU NEDİR


Fizibilite raporu yatırımlar için hazırlanan çalışmaların bütünüdür. Bu çalışmalar yatırımın yapılması durumunda karlılıgının ne olacagını gösteren raporlamadır. Kısaca yatırımın ne kadar “yapılabilir” olduğunu gösteren bir rapor türüdür fizibilite raporları.

Fizibilite Raporu düşünülen yatırımla ilgili sektör araştırmasına, teknik araştırmaya ve finansal tablolarının hazırlanması olmak üzere 3 önemli konuya yer verir. Bu konuların hepsinde ortak özellik yatırım yapılmadan önce bekleyen sorunlar, problemler yada fırsatlar nelerdir buna yer vermek ve yatırımla ilgili belirsizlikleri olabildiğinde öngörülebilir duruma getirmektir.

Fizibilite raporlarında her yatırımın kendine özgü bir araştırması ve raporlaması vardır. Her yatırımın karakteristiği farklı oldugu için tek bir şablon fizibilite raporunun tüm yatırımlarda kullanılabileceğini söylemek çok büyük hata olur.

Başarısız yatırımların nedenleri araştırıldığında karşımıza ilk çıkan neden ön araştırmasının yapılmamış olması çıkıyor. Yani fizibilite raporunun hazırlanmamış olması yada çok acemice bir fizibilite raporunun hazırlanması milyon TL tutarında yatırımların başarısızlıkla sonuçlanmasına neden oluyor.

Sektör Araştırması

Fizibilite raporunda ilk kısım sektör araştırması ile ilgili kısımdır. Yatırıma konu olan ürün ve hizmetle ilgili olarak genel bilgi verilir. Ne üretilecek, kalitesi ne olacak birin maliyeti nedir gibi en temel soruların cevabını verilir bu kısımda. Ürünle ilgili özellikle rakamların kullanılması ve olabildiğince somut verilerin kullanılması gerekir.

Yanlış ürün tanımına örnek: süt üretimi yatırımı

Dogru ürün tanımı örneği ise Eskişehir ilinde Çifteler ilçesinde X köyünde günlük 10 tonluk inek sütü üretimi yatırımı

Tarım ve hayvancılıkla ilgili fizibilite raporlarında üretilecek ürünün hangi hava koşullarında ne tür toprakta yetişeceği ürünün genel özelliklerine yönelik rakamsal verilere mutlak konulmalıdır.

Sektör araştırmasında en öncelikli kısım üretilecek ürün yada hizmetle ilgili bilgi vermektir. Sonraki kısım ise ürünle ilgili yerel, bölgesel olarak arz talep durumunu detaylıca koymaktır.

Sektör araştırmasında cevabı aranacak en önemli sorular:

  • Üretilecek ürüne ilişkin somut bilgiler, açıklamalar
  • Bu üretimi gerçekleştirebilecek şartlara sahipmiyiz
  • Ürünü ürettikten sonra satabilecek miyiz? Hangi fiyata, rakiplerimiz kimler, ürünle ilgili bilmemiz gereken önemli konular bu kısımda eklenmelidir.

İlk kısımda yazdıgımız gibi burda da tekrar etmekte fayda var. Yatırımın türüne göre sektörel araştırma kısmında önemli sorular ve sektörel araştırmanın içeriği farklılık gösterebilir.

Çok genel olarak sektörel araştırma kısmında şu başlıklar olmalıdır:

  • Yatırımın yada projenin tanımlanması
  • Ürün yada hizmetin tanımlanması
  • Sektörel analiz
  • Arz durumu
  • Talep durumu
  • Teşvik ve hibeler
  • Girdi piyasaları
  • Satış ve pazarlama stratejileri

Teknik Araştırma

Bu kısımda yatırımın yapılacağı yerin nedenleri ile belirtilmesi gerekmektedir. Bir çok yatırımın en önemli konularından bir tanesidir, özellikle tarım ve hayvancılıkta hayati derecede önemlidir. Kuruluş yer seçimi ile ilgili en güzel örnek Karadeniz’de fizibilite çalışması yapılmadan somon üretim çiftliğinin kurulmasını söyleyebiliriz. Somon balığının özelliği soguk deniz suyu istemesi ve belirli sıcaklıkta ürememesi. Yada bir başka örnek kuruluş yerinin seçimi ile ilgili uygun toprak türüne bakılmaksızın dikilen ceviz ağaçları ve bir süre sonra hepsinin kuruması.

Teknik araştırma kısmında üretilecek ürün yada hizmet için kullanılacak teknoloji için gerekli olan teknoloji, makina ve gerekli yatırım kalemleri burda özellikleri ile birlikte anlatılmalıdır. Sonrasında nasıl bir üretim süreci belirleneceği, ürünün üretimi ile ilgili süreç burda detaylı olarak anlatılmalıdır.

Buraya kadar ki tüm kısımlarda ana hedef soyut olan yatırım fikrini olabildiğince somutlaştırmaktır.

Çok genelleme yaparsak herhangi bir yatırımın teknik analiz kısmında olması gereken başlıklar:

  • Kuruluş yeri neresidir
  • Kullanılacak teknoloji ve Üretim sürecinin anlatılması
  • Çevresel değerleme
  • Uygulama planı

Finansal Fizibilite Çalışması

Fizibilite raporunun son kısmı ve en önemli kısmı ise finansal fizibilite kısmıdır. Fizibilite raporunun asıl amacı aslında yatırımın karlı bir yatırım olup olmadıgıdır. Şayet karlı ise ne kadar karlı, yatırımın değerleme sonuçları beklentilerimizi karşılıyormu bunları görmektir.

Finansal fizibilite kısmında

1.adım: toplam yatırım tutarının hesaplanması: projeyi hayata geçirebilmek için ne kadarlık bir yatırım yapacağız bunun hesaplanması gerekir. Olabildiğince büyük yatırım kalemlerine odaklanılmalı çok küçük kalemlerle fazla vakit kaybetmemek daha sonra fırsat buldukç bu küçük harcamaları eklemek dogru olur şayet zaman sıkıntımız varsa.

2.adım: işletme giderlerinin belirlenmesi: yatırımın yaptıktan sonra ürünümüzü üretebilmek için yada hizmeti verebilmek için her yıl toplan ne kadarlık bir gidere katlanmalıyız. Ürünün üretilmesi veya hizmetin verilebilmesi için gerekli olan giderlerin hesaplanmasıdır. İşçilik gideri, hammade gideri, faturalar, kira gibi...

3.adım: tahmini gelir: yatırımın konusu olan ürün yada hizmetten yıllık gelir beklentimiz nedir. Bu aşamada bunu hesaplamalıyız.

4.adım: gelir tablosunun hazırlanması: yatırımın tahmini gelir tablosu için artık bir çok parça elimizde bulunuyor. Bu parçaları birleştirerek yatırımın gelir tablosunu oluşturabiliriz. Yatırımlar için örnek gelir tablosu:

(+) Tahmini Gelirler

(-) İşletme Giderleri

Brüt Kar

(-) Amortisman Gd

(-) Faiz Gd

(-) Diğer Gd

VÖK

(-) Vergi Gd

Net Kar

Şayet ilave etmek istediğiniz yada çıkarmak istediğiniz gelir yada gider kalemi varsa çıkarabilir ve ekleyebilirsiniz.

5.adım: net nakit tutarının hesaplanması: bu aşamada yatırımın nakit akım tablosunu hazırlayarak yada çok büyük bir yatırım değilse ve çok fazla gelir gider kalemi yoksa gelir tablosundan yola çıkarakta net nakit tutarını hesaplayabilirsiniz. Yatırımlar için basit şekilde kullanabileceğiniz net nakit tutarı hesabı:

(+) Net Kar

(+) Amortisman Gd

(-) Kredi Anapara Ödemeleri (Varsa)
(+) Hibeler, teşvikler (Varsa)

(+) Hurda Satıl Tutarları (Varsa)

(-) Yatırımlar (ileriki yıllarda düşünülüyorsa)

6.adım: değerleme: artık yatırımın değerlemesi yapılabilir. Bir üst adımda hesaplanan net nakit tutarlarının net bugünkü değer, iç verim oranı hesabı ve geri ödeme süresi hesapları yapılarak yatırımın değerlemesi yapılır. New York Akademi olarak fizibilite eğitimlerimizde bu teknikleri uygulamaları ile birlikte yapmaktayız. Özellikle sonuçların yorumlanması değerleme tekniklerinde önemlidir.

 

7.adım:sonuçların yorumlanması: tüm finansal analiz kısmında hesaplanan önemli veriler yorumlanaran özet oluşturulur.

 

Serdar Kaya

New York Akademi

www.newyorkakademi.com

 

 

Finansal Yazılar

FİNANS EĞİTİMLERİ NEDİR?


Uzun yıllardır gerek Türkiye’de gerekse Amerika’da finans üzerine eğitimler vermekteyim. Vermiş olduğum eğitimler genellikle iş dünyasındaki profesyonellere yönelik. Finans eğitimlerinde özellikle ülkemizde karşılaştığım durumları bu yazımda paylaşmak istiyorum. Eğitim verenler ve eğitim kurumları açısından bu işin çok fazla ticarete döküldüğünü malesef izliyorum. Hatta bir çok eğitmen ve eğitim kurumu sıfırdan oluşturmuş olduğum eğitimleri copy/paste yapmaktan hiç çekinmiyorlar.

Finans eğitimi alacaksanız aşağıdaki konulara lütfen dikkat edin:

  • İhtiyacınızı belirlemek amacıyla önce işin uzmanı birisi ile görüşün.
  • Eğitimi alacağınız kişinin iş dünyasındaki tecrübesine ve akademik geçmişine bakın. Çokca karşılaştıgım durumlardan bir tanesi. İş dünyasında yada finans sektöründe hiç bir tecrübesi olmayan kişiler malesef finans ile ilgili eğitim verebliyor. Hele hele iş dünyasındaki profesyonellerine eğitim verdiğini düşünürseniz, eğitim alan kişi açısından büyük bir zaman kaydı olduğunu söyleyebilir. 
  • Eğitim programı orjinal mi çalıntı mı? İnanın piyasadaki eğitim programı ve içerikleri %80 çalıntı ve orjinal değil.
  • Eğitim içeriğine bakmak bazen aldatıcı olabiliyor. 

Finans Eğitimleri Nelerdir?

Şayet iş dünyasında çalışıyorsanız veya mezun olmak üzereyseniz şu eğitimlere bakmanızı tavsiye ederim. Gerek finans ile ilgili bir iş düşünün gerek düşünmeyin artık günümüzde herkesin finansal okur yazarlığının olması gerekiyor.

Başlıca Finans Eğitimleri

  • Temel Finans Eğitimi
  • Finansal Modelleme Eğitimi
  • Şirket Değerleme Eğitimi
  • Finansal Analiz Eğitimi
  • Finansal Tabloların Yorumlanması Eğitimi
  • Şirketlerde Finansal Yönetim
  • Finansal Piyasalar ve İşleyişi
  • Şirketlerde Risk Yönetimi

Bunların dışında finansın içinde daha teknik bir konuya yönelen finans bazen muhasebe ağırlıklı eğitimlerde bulunuyor:

  • Türev Piyasaları
  • UFRS Raporlama
  • Vergi Usul Kanunu
  • Temel Muhasebe
  • Muhasebe ve Denetleme

Gibi...

Finans eğitimleri almadan önce en önemli konu ihtiyacınızı çok belirlemeniz gerekiyor. Ve nerden başlayacağınız konusunda yardım almalısınız. İhtiyaç analizini gerçekleştirdiniz, nerden başlayacağınıza karar verdiniz..sıra bu eğitimi nerden alacağınıza geldi. kurum dan ziyada eğitim verecek olan kişiye odaklanmalısınız. Çünkü eğitim malesef ticarete dökülmüş durumda ülkemizde.

Sorularınız ve ihtiyaçlarınız içn bilgilerim:

Serdar Kaya
New York Akademi
serdkaya@gmail.com
 

Finansal Yazılar

FİNANSAL OKURYAZARLIK NEDİR


Günlük iş hayatımızda yada özel hayatımızda finansal işlemlerimizi  daha bilinçli yaparak en doğru kararı almamızı sağlayacak seviyede finans bilgisine sahip olmaya finansal okuryazarlık diyebiliriz.

Günümüzde finans alanında yanıltıcı reklamlar ve pazarlama teknikleri o kadar artmış durumdaki gerek birey olarak gerekse iş dünyasının bireyleri olarak doğru tercihleri yapmakta zorlanıyoruz. Ev satın alırken hangi bankanın kredisini kullanmalıyız mesela? Yada şirketimizin yapacağı bir yatırımda neye göre karar vermeliyiz? Şirket sahibi yada üst düzey yöneticisi isek şirketimizin temel finansal tablolarını nasıl yorumlamalıyız? En önemlisi dolar kuru neden artar, tahmin etmek mümkün müdür? Faizler ne zaman yükselir, ne zaman düşer?

Bu ve benzeri soruların cevabını vermek için finans alanında çok temek kavramları ve konuları bilmek gerekir. Finans günümüzde sadece şirket yöneticilerini, iş dünyası çalışanlarını değil sıradan bir vatandaşın bile günlük hayatında önemli yere sahip.

Finansal okuryazarlık finansın temel konularına hakim olma, temel kavramlarını bilme ve gelecekle ilgili bazı öngörüler yapabilmektir. Finansal işlemlerimizde kendimiz için en doğru olacak kararı bilinçli şekilde verebilmektir.

New York Akademi olarak Türkiye genelinde bir çok finans eğitimi ve danışmanlığı yapmaktayız burdan çıkardığımız sonuçlar iş dünyasında her bireyin finansal okuryazarlık bilgisine ihtiyacı olduğu çok açıktır.

Sayfamızda Finansal Okuryazarlık eğitimimizle ilgili bilgi almanızı tavsiye ederim.

İletişim bilgilerim:

Serdar Kaya

serdkaya@gmail.com
0541 873 90 91

Finansal Yazılar

FİNANSAL MODELLEME EĞİTİMİ - EXCEL UYGULAMALI


Finansal Modelleme eğitimi, temel kavramlardan başlayarak yatırım değerleme tekniklerini, yatırımların nakit akışlarının hazırlanmasını, yatırımlarda iskonto oranının belirlenmesini(WACC, CAPM), başlıca değerleme teknikleri olan NPV, IRR, Payback Period hesaplanmasını Excel’de uygulamaları ile birlikte katılımcılara ögretmektedir. Eğitimlerimiz yaşanan pandemiden dolayı Zoom üzerinden verilmektedir.

Kişiye özel Finansal Modelleme eğitimi de verilmektedir.

Amaç
Bu eğitimimiz Finansal Modelleme eğitimi, yatırımların mali ve finansal tablolarını Excel uygulamaları ile birlikte katılımcılara nasıl hesaplamaları gerektiğini ve hesaplamış oldukları sonuçları nasıl yorumlamaları gerektiğini işleyen bir eğitimdir. Katılımcılara aynı zamanda Sn. Serdar Kaya'nın yazmış olduğu "Excel'de Finansal Modelleme Kitabı" dağıtılacaktır.

Katılımcılar iki günün sonunda orta büyüklükteki projelerin modelini sıfırdan başlayarak Excel’de gelir tablosunun hazırlanmasından, nakit akış bütçelerinin oluşturulmasına kadar vede yatırımın değerlemesini gösteren modelleri oluşturabileceklerdir.

Size Sağlayacağı Faydalar
- Yatırım Değerleme Tekniklerin uygulamalı olarak öğreneceksiniz,
- Şirketlerde İskonto Oranı hesaplanmasını ve yorumlamasını,
- Sıfırdan bir yatırımın nakit akışlarından başlayarak NPV, IRR ve İskonto Oranı nasıl hesaplanır excel'de uygulayacaksınız,
- Bir yatırımcının ve bir finansçının bilmesi gereken en temel yatırım değerleme kriterlerine sahip olacaksınız.

Kimler Katılmalı
İş dünyasındaki tüm profesyonellerin bu eğitimi almasını tavsiye ederiz. İş hayatınız boyunca hem mesleki olarak sizlere katma değeri olacak hemde özel yaşamınızda karşılaştığınız konularda finansal bilgi ve tecrübelerinizi artırarak daha doğru kararlar almanızı sağlayacak.

- Finansal Modelleme’ye ilgi duyan herkesin katılabileceği bir eğitimdir.
- Finansal Fizibilite çalışması yapmak isteyenler,
- Projelerde ROI Analizlerini uygulamalı olarak görmek isteyenler,
- Yatırım Projelerinde hangi mali tabloları nasıl hesaplanacağı konusunda fikir sahibi olmak isteyenler,
- Yatırım karalarının nasıl verilmesi gerektiği konusunda fikir sahibi olmak istiyorsanız,
- İskonto oranı hesaplanmasını ve yorumlanmasını örneklerle ve gerçek hayat uygulamalarına katılmak istiyorsanız,
- Müşterilerinizin borç yapılandırılmaları üzerine fikir sahibi olmak istiyoranız

Eğitmen: Serdar Kaya
- Eğitmenimiz Sn. Serdar Kaya, Finansal Modelleme eğitimini 2010 yılında oluşturan ve kurgulayan kişidir. 
- Eğitmen değerlemesi: yaklaşık 1000 üzerinde katılımcının değerlemesi 10 üzerinden 9,5 ve üzeridir.
- Finansal Modelleme ve yatırım değerlemeleri ile ilgili ülkemizde ve yurtdışında danışmanlık yapmaktadır.
- Finansal Modelleme ve Yatırımların Finansal Fizibilitesi kitabı katılımcılara dağıtılacaktır.

Not
* Katılımcıların orta düzey excel bilmeleri gerekmektedir. Excel’de formül yazma, hesap yapabilme gibi konuları bilmek gerekiyor.
* Eğitim Excel üzerinde uygulamalı olarak gerçekleşmektedir, katılımcıların  flash bellek kullanımına izin veren laptop getirmeleri gerekmektedir.
* Maksimum katılımcı sayısı 12 kişidir. Eğitimin açılabilmesi için ise minimum sayı 6 kişidir. 
* Eğitimle ilgili yorum ve görüşlere sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

 

Kayıt Bilgileri

Email : serdkaya@gmail.com
Telefon : (0541) 873 90 91


FİNANSAL MODELLEME EĞİTİM İÇERİĞİ


I - FİNANSAL MODELLEME’DE TEMEL KAVRAMLAR
Bu bölümde finansal modellemenin temelini oluşturan konular ve kavramlar ele alınacaktır. Özellikle paranın zaman değeri konusu ve yatırım değerlemedeki yeri ele alınacak ve ilerleyen uygulamalarımızda bu konu tekrar karşımıza çıkmaktadır.

- Yıllık Bileşik Faiz Hesaplamaları
- Bugünkü Değer Hesaplaması
- Farklı Ödeme Alternatiflerinde Seçim Yapmak
- Kredilerde Taksit Tutarının Hesaplanması
- Eşit Taksitli Kredilerde Geri Ödeme Tablosunun Oluşturulması
- Grace Period’lu Kredilerde Geri Ödeme Tablosunun Oluşturulması
- Anapara Eşit Taksitli Kredilerde Geri Ödeme Tablolarının Oluşturulması
- Duyarlılık Analizleri
- Yatırımlarda Başabaş Analizlerinin Yapılması
- Yatırımlarda Başabaş Analizlerinin Önemli

II - YATIRIM DEĞERLEME TEKNİKLERİ
Yatırımların değerleme teknikleri bu kısımda ele alınarak Excel’de uygulamaları ile birlikte işlenecektir Özellikle hesaplanan sonuçların yorumlanması bu bölümde önem kazanmaktadır. Örnek bir yatırımın gelir tablosu, net nakit tutarı Excel’de hesaplanarak NPV, IRR ve Payback rakamları hesaplanacaktır.

- Yatırımlarda Değerleme Teknikleri
- Net Bugünkü Değer Hesaplaması (NBD) ve Yorumlanması
  Net Present Value (NPV)
- İç Veriminin Hesaplanması ve Yorumlanması
   Internal Rate of Return (IRR)
- Yatırımların Geri Ödeme Süresinin Hesaplanması
   Payback Period
- Şirketlerde Gelir Tablosu ve Yorumlanması
- Yatırımlarda Gelir Tablosu Formatı
- Yatırımların Net Nakit Tutarı Nedir? Nasıl Hesaplanır?
   Free Cash Flow(FCF)
- EBITDA(FAVÖK) Nedir, Nasıl Hesaplanır ve Nasıl Yorumlanır?
- EBITDA (FAVÖK) Marjı ve Çarpanı

III – YATIRIMLARDA İSKONTO ORANI HESAPLANMASI
Yatırım değerleme sürecinde en önemli konuların başında iskonto oranı gelmektedir. Nasıl bir oran belirlenmeli, nasıl hesaplanmalı ve nasıl yorumlanmalıdır. Şirketlerde finansal yönetim açısından da, iskonto oranı hesaplamak ve yorumlamak çok hayati konuların başında gelmektedir. Bu bölümde iskonto oranı hesaplama tekniklerini, formüllerini, Excel’de hesaplanması gibi konuları ele alacağız.

- Yatırımlarda Hangi İskonto Oranı Kullanılmalıdır
- İskonto Oranı Hesaplanması, Yorumlanması
- WACC Tekniği
- Öz Sermaye Maliyetinin Hesaplanması
- CAPM Teorisi İle Sermaye Maliyeti

IV – YATIRIMLARDA FİNANSAL TABLOLAR
Yatırımların finansal tablolarının oluşturulması güneş enerjisi yatırımı uygulaması ile birlikte yapılacaktır. Yatırımlarda hazırlanması gereken tablolar bu kısımda incelenecektir.

- Varsayımlar Tablosu
- Gelir Tablosunun Oluşturulması
   Project Income Statement
- İşletme Giderleri Tablosu
   Operational Expenses (Opex)
- Yatırım Tutarının Hesaplanması
   Capital Expenditures (Capex)
- Yatırım Finansman Tablosu
   Financing
- Yatırım İskonto Oranı Hesaplanması
   Weighted Average Cost of Captal – (WACC)
- KDV İade Tablosunun Oluşturulması
   VAT
- Yatırımın Nakit Akım Tablosu Oluşturulması
   Project Cash Flow Table
- Yatırımın Net Nakit Tablosu
   Free Cash Flow
- Yatırımın Özsermaye Değerlemesi
   Equity Valuation
   Özsermaye NBD(NPV) Rakamının Hesaplanması
   Özsermaye İç Verim Oranı(IRR) Hesaplanması
   Özsermaye Geri Ödeme Süresinin(Payback) Hesaplanması
- Proje Değerlemesinin Yapılması
  Project Valuation
   Proje NBD(NBD) Hesaplanması
   Proje İç Verim Oranının(IRR) Hesaplanması
   Proje Geri Ödeme Süresinin(Payback) Hesaplanması

Eğitmen: Serdar Kaya



Serdar Kaya Johns Hopkins Universitesi'nden finans masterına sahip olan Sn. Kaya, İstanbul Üniversitesi İşletme Fakultesini 3. lük derecesi ile bitirmiştir. Merkezi New York’ta bulunan Finans Network'ün kurucusudur. 2006 yılından itibaren Amerika ve Türkiye'de eğitimler, seminerler ve danışmanlıklar vermektedir. "Excel Uygulamalı Finansal Modelleme" kitabı ile "Dashboard Raporlama Teknikleri" kitaplarının yazarıdır. Evli ve 2 çocuk babasıdır. 

Türkiye genelinde 2010 yılından itibaren Excel'de Finansal Modelleme, Yatırımların Fizibilite Raporlarının Hazırlanması, Excel'de Dashboard Raporlama, Şirketler'de Etkili Finansal Yönetim ve İleri Düzey Excel eğitimleri vermektedir. Şirketlere ve yöneticilere özel finansa programları da gerçekleştirmektedir.

2006 – 2009 yılları arasında New York’ta Marsh & McLennan Companies’de Fortune500 şirketlerin finansal modellemeleri ile karlılık analizlerinden sorumlusu olarak çalışmış, şirketin gelirlerini artıracak finansal modelleri hayata geçirmiştir.

2003 – 2006 yıllarında Johns Hopkins Universitesi Bloomberg School of Public Health fakültesinde IT departmanı ve data mining alt yapılarının kurulmasında görev almıştır. Yapmış olduğu çalışmalardan bir tanesi Kanada üniversitelerinden University of Alberta’ya makale konusu olmuştur.

Annapolis’de The Bell Group’ta emlak sektörü ve bir çok projenin duyarlılık modellerini gerçekleştiren Sn. Kaya daha sonra Washington merkezli ACDI/VOICA şirketine geçmiş fakat kısa süre sonra New York’ta Marsh & McLennan Companies bünyesine katılarak bu şirketde 3.5 yıl görev almıştır.
 
Baltimore’da Johns Hopkins Milton S. Eisenhower Kütüphanesinde bir çok çalışması bulunmaktadır. New York’ta Goldman Sachs, Bloomberg, JP Morgan, Lehman Brothers gibi kurumlarda seminer ve panel gerçekleştirmiştir. Wall Street’de üst düzey şirket yöneticilerine, finans uzmanlarına Türkiye ve Türkiye piyasalarını anlatan çalışmalar gerçekleştirmiştir.

New York Akademi’nin kurucusu olan Sayın Kaya, Türkiye’de ve Yurtdışında eğitim ve danışmanlık yapmaktadır. 

Kitaplar, Yayınlar, Seminerler

FİNANSAL MODELLEME KİTABIExcel Anlatımlı - Cinius Yayınevi 2020
 
EXCEL'DE DASHBOARD RAPORLAMA KİTABI - Cinius Yayınevi 2016

Making the switch to digital audio - Shannon Gwin Mitchell, James A. Peterson, and Serdar Kaya - 2005

Several Encoded Articles - The Milton S. Eisenhower Library, The Johns Hopkins University - 2003
 
Subprime Crises and Olutlook of Global Markets - Lehman Brothers New York - 2007

Hedge Funds thru Financial Turmoil - JP Moorgan New York - 2008
 
Outlook of Energy Markets - Bloomberg, New York, 2008

Emlak Sektöründe Görünüm - İstanbul 2010
 
Private Equity And Venture Capital In Turkey - İstanbul 2011 
 
Türkiye Ekonomisi ve 2012 Beklentiler - İstanbul 2012
 
Future of US Banking System - JP Morgan New York 2009
 
Not: Seminer ve yayınların sadece bir kısmı eklenmiştir.

Finansal Yazılar

ŞİRKET DEĞERLEME EĞİTİMİ


Şirket Değerleme Eğitimimiz herhangi bir şirketin değerini Excel'de uygulamalarla birlikte hesaplamayı gösteren bir eğitimdir. Şirket Değerleme ile ilgili bir çok kavramı ve teknikleri ele alarak katılımcılara aktarmayı hedeflemektedir. Özellikle İndirgenmiş Nakit Akışları(İNA) yöntemine göre Excel'de şirket değerinin hesaplanmasını, Enterprise Value, Equity Value hesaplamalarını katılımcılara aktarmayı amaçlamaktadır.

Not
* Katılımcıların Orta üzeri seviyede Excel bilmeleri gerekmektedir. Excel’de formül yazma, mali tablo oluşturabilme gibi konularda yeterli düzeyde olunmalıdır. 
* Eğitim Excel üzerinde uygulamalı olarak gerçekleşmektedir, katılımcıların  flash bellek kullanımına izin veren laptop getirmeleri gerekmektedir.
* Eğitim içerik olarak sıfırdan başlayarak ilerlemektedir.

* Maksimum katılımcı sayısı 12 kişidir. Eğitimin açılabilmesi için ise minimum sayı 6 kişidir. 
* Katılımcı sertifikası pdf olarak verilecektir. 
* Katılımcılarımız ilk eğitimden sonra aynı eğitimi ikinci kez katılmak istemelerinde ücret ödemeyeceklerdir.

 

İletişim Bilgileri

Email : serdkaya@gmail.com
Telefon : (0541) 873 90 91

Bu Eğitimin Size Sağlayacağı Faydalar
• Şirket Değerleme: İndirgenmiş Nakit Akışları(İNA) yöntemine göre herhangi bir şirketin değerinin hesaplanması, borsa hisse senedinin olması gereken fiyatın tespiti, çarpanların yorumlanması
• Finansal Tabloların Projeksiyonu: Şirketlerin başlıca mali tabloları olan Bilanço, Gelir Tablosu ve Nakit Akım Tablolarının okunmasını, yorumlanması ve bütçelenmesini yapabileceksiniz,
• Finansal Tablolar Arasındaki İlişkilerin Kurulması: Gelir Tablosunun oluşturulması, Bilanço, Nakit Akım Bütçelerinin (Cash Flow) oluşturulmasını, Free Cash Flow’un hesaplanmasını ve aralarındaki ilişkileri hem Excel üzerinde örneklerle hemde analiz ve yorumlamaları ile birlikte göreceksiniz,
 Corporate Finance : WACC, NPV, EBIT, EBITDA, CAPM, DCF, Beta, İskonto Oranı, Terminal Value, Enterprise Value, Equity Value, Firma Değeri, Piyasa Değeri, Defter Değeri gibi bir çok  konu ve kavram hakkında bilgi ve tecrübe sahibi olacaksınız.

ŞİRKET DEĞERLEME EĞİTİM İÇERİĞİ


I – Şirketlerde Başlıca Mali Tablolar
Bu bölümde şirketlerdeki başlıca mali tabloların oluşturulmasını, okunmasını ve yorumlanmasını ele alacağız. Gelir Tablosu, Bilanço, Nakit Akım Tablosu ve Net Nakit Akım Tablosu konuları işlenecektir.
Şirketlerde Gelir Tablosuna Bakış:
- Gelir Tablosunda Başlıca Karlılık Rasyoları ve Kullanım Yerleri
- EBITDA(FAVÖK) Rakamı Nasıl Hesaplanır ve İş Dünyasında Neden Önemlidir?
- EBIT ve EBITDA Kullanım Alanları

Şirket Bilançosu Yorumlama:
- Bilanço Kalemlerinin Açıklanması
- Dönen Varlıklar ile Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar
- Şirket Bilançosu Nasıl Yorumlanmalı? Riskler ve Fırsatlar…
- İyi Bir Bilanço Nasıl Olmalıdır?

Şirketlerde Nakit Akım Tablosu:
- Nakit Akım Tablosunun Hazırlanması
- Nakit Akım Tablosunun Analizi ve Yorumlanması
- Operasyonlardan Nakit Akışlarının Hesaplanması
- İşletme Sermayesi Yönetimi ve Nakit Akışına Etkisi

Şirket Değerleme ’de Net Nakit Tutarlarının Hesaplanması:
- Net Nakit Akım Tablosunun (Free Cash Flow) Oluşturulması
- Net Nakit Tutarının Analiz Edilmesi

II – Şirket Değerlemede Tahmini Mali Tabloların Oluşturulması
Tahmini Mali tabloların oluşturulması şirket değerleme sürecinin en önemli parçasıdır. Mali tabloların ayrı ayrı oluşturulmasının yanında birbiri ile ilişkilendirilmesi gerekmektedir. Gelir tablosu ile bilançonun bağlanması, bilanço ile nakit akım tablosunun bağlanması gibi… Bu süreci Excel’de uygulama ile birlikte gerçekleştireceğiz.
- Finansal Varsayımların Belirlenmesi
- Şirket Değerlemede Tahmini Gelir Tablosu ve Bilançonun Oluşturulması
- Gelir Tablosu ile Bilançonun İlişkilendirilmesi
- Nakit Akım Tablosunun Projeksiyonu
- Nakit Akım Tablosu –Gelir Tablosu ve Bilançonun İlişkilendirilmesi
- Nakit Açığı Olması Durumunda Olası Çözümler
- Şirket Değerlemede Tahmini Net Nakit Tutarının Hesaplanması

III – İndirgenmiş Nakit Akışlarına Göre Şirket Değerleme
Bu bölümde başlıca şirket değerleme teknikleri ele alınarak katılımcılara aktarılacaktır. İndirgenmiş Nakit Akışları(İNA) şirket değerinin hesaplaması Excel uygulamaları ile işleyeceğiz.
- İndirgenmiş Nakit Akışlarına(İNA) Göre Şirket Değerleme
  Discounted Cash Flow (DCF)
- Firma Değerinin Hesaplanması
   Enterprise Value (EV)
- Özsermaye Değerinin Bulunması
   Equity Value
- Şirket Değerlemede Terminal Value
- Şirket Hisse Değerinin Hesaplanması

IV – Çarpanlara Göre Şirket Değerleme
Şirket değerlemede çarpanlar konusunu inceleyeceğiz bu bölünde. Başlıca çarpanlar nelerdir, nasıl kullanılır, nasıl yorumlanır ve hesaplanır sorularını ele alacağız.

- Özsermaye Çarpanları (Equity Multiples)

- Firma Değeri Çarpanları (Firm Value Multiples)

IV – Diğer Şirket Değerleme Teknikleri
İndirgenmiş nakit akışları ve çarpanlara göre şirket değerleme teknikleri dışında karşılaştığımız Bilanço bazlı değerleme teknikleri üzerinden geçilecektir

VI – Şirket Değerlemede İskonto Oranı
Şirket değerlemede ve finans yönetiminde önemli konularından olan iskonto oranının hesaplanması yorumlanması Excel’de uygumalı olarak işlenecektir.
- WACC Formülü ile İskonto Oranı Hesaplanması
- Sermayenin Maliyetinin Belirlenmesi
- Şirketlerde Vergi Faydası Etkisi
- CAPM Teorisi
- Beta ve Piyasa Risk Primi Kavramları

VII - Case Study

Eğitmen: Serdar Kaya


Serdar Kaya

 The Johns Hopkins Universitesi'nden finans masterına sahip olan Sn. Kaya, İstanbul Üniversitesi İşletme Fakultesini 3. lük derecesi ile bitirmiştir. Merkezi New York’ta bulunan Finans Network'ün kurucusudur. 2006 yılından itibaren Amerika ve Türkiye'de eğitimler, seminerler ve danışmanlıklar vermektedir. "Excel Uygulamalı Finansal Modelleme" kitabı ile "Dashboard Raporlama Teknikleri" kitaplarının yazarıdır. Evli ve 2 çocuk babasıdır. 

Türkiye genelinde 2010 yılından itibaren Excel'de Finansal Modelleme, Yatırımların Fizibilite Raporlarının Hazırlanması, Excel'de Dashboard Raporlama, Şirketler'de Etkili Finansal Yönetim ve İleri Düzey Excel eğitimleri vermektedir. Şirketlere ve yöneticilere özel finansa programları da gerçekleştirmektedir.

2006 – 2009 yılları arasında New York’ta Marsh & McLennan Companies’de Fortune500 şirketlerin finansal modellemeleri ile karlılık analizlerinden sorumlusu olarak çalışmış, şirketin gelirlerini artıracak finansal modelleri hayata geçirmiştir.

2003 – 2006 yıllarında Johns Hopkins Universitesi Bloomberg School of Public Health fakültesinde IT departmanı ve data mining alt yapılarının kurulmasında görev almıştır. Yapmış olduğu çalışmalardan bir tanesi Kanada üniversitelerinden University of Alberta’ya makale konusu olmuştur.

Annapolis’de The Bell Group’ta emlak sektörü ve bir çok projenin duyarlılık modellerini gerçekleştiren Sn. Kaya daha sonra Washington merkezli ACDI/VOICA şirketine geçmiş fakat kısa süre sonra New York’ta Marsh & McLennan Companies bünyesine katılarak bu şirketde 3.5 yıl görev almıştır.
 
Baltimore’da Johns Hopkins Milton S. Eisenhower Kütüphanesinde bir çok çalışması bulunmaktadır. New York’ta Goldman Sachs, Bloomberg, JP Morgan, Lehman Brothers gibi kurumlarda seminer ve panel gerçekleştirmiştir. Wall Street’de üst düzey şirket yöneticilerine, finans uzmanlarına Türkiye ve Türkiye piyasalarını anlatan çalışmalar gerçekleştirmiştir.

New York Akademi’nin kurucusu olan Sayın Kaya, Türkiye’de ve Yurtdışında eğitim ve danışmanlık yapmaktadır. 

Kitaplar, Yayınlar, Seminerler

FİNANSAL MODELLEME KİTABIExcel Anlatımlı - Cinius Yayınevi 2020
 
EXCEL'DE DASHBOARD RAPORLAMA KİTABI - Cinius Yayınevi 2016

Making the switch to digital audio - Shannon Gwin Mitchell, James A. Peterson, and Serdar Kaya - 2005

Several Encoded Articles - The Milton S. Eisenhower Library, The Johns Hopkins University - 2003
 
Subprime Crises and Olutlook of Global Markets - Lehman Brothers New York - 2007

Hedge Funds thru Financial Turmoil - JP Moorgan New York - 2008
 
Outlook of Energy Markets - Bloomberg, New York, 2008

Emlak Sektöründe Görünüm - İstanbul 2010
 
Private Equity And Venture Capital In Turkey - İstanbul 2011 
 
Türkiye Ekonomisi ve 2012 Beklentiler - İstanbul 2012
 
Future of US Banking System - JP Morgan New York 2009
 
Not: Seminer ve yayınların sadece bir kısmı eklenmiştir.
 

Finansal Yazılar

KVKK VE GİZLİLİK POLİTİKASI (KISA FORM) – NEW YORK AKADEMİ


New York Akademi olarak, finansal modelleme eğitimlerimize ilişkin bilgi talebinde bulunan kişilerin paylaştığı ad, soyad, e-posta adresi ve telefon numarası gibi kişisel verileri, talep edilen bilgilendirme, eğitim tarihleri, kayıt süreçleri, fiyat iletimi ve iletişim amaçlarıyla işlemekteyiz.

Kişisel verileriniz, yalnızca gerekli olması halinde yetkili eğitim danışmanları ve iletişim sağlayıcılarıyla paylaşılabilir; üçüncü şahıslara pazarlama amacıyla aktarılmaz.

Verileriniz KVKK’ya uygun olarak işlenir ve saklanır. Dilediğiniz zaman kişisel verilerinizin silinmesini, düzeltilmesini veya tarafınıza bildirilmesini talep edebilirsiniz.

Bu talepleriniz için: bilgi@newyorkakademi.com adresine e-posta gönderebilirsiniz.

Başvuru sahibi olarak formu gönderdiğinizde bu politikayı okuduğunuzu ve belirtilen amaçlarla iletişime geçilmesini kabul ettiğinizi beyan etmiş olursunuz.

“Bu program yatırım danışmanlığı değildir, finans eğitimi amaçlıdır.”

Yukarı Git